MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/09/2013 ve 07/01/2014 tarihli tebliğnameleri ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yüzüne karşı verilen kararda, 7 günlük temyiz süresinin, “hükmün tebliğ tarihinden itibaren'' denilmek suretiyle, sürenin başlangıcı konusunda sanığın yanıltılmış olduğunun anlaşılması karşısında; temyizin süresinde yapıldığı kabul edilerek ... 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2013 tarihli ve 2012/549-2013/21 sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın kaldırılması suretiyle yapılan incelemede;
Hüküm kısmında 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4 maddesi yerine aynı Yasa'nın 116/1-4 maddesinin yazılması yerinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/184-237 sayılı, 08.11.2010 kesinleşme tarihli hırsızlık suçundan verilen 7 ay 15 günlük hapis cezası ile ... 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/191-306 sayılı 14.09.2010 kesinleşme tarihli hırsızlık suçundan 2 yıl 1 ay, mala zarar verme suçundan 3 ay 10 gün, konut dokunulmazlığını bozma suçundan da verilen 6 ay 7 gün hapsi gerektiren içtimalı ceza bulunduğundan; tekerrüre esas alınan en ağır ilamın hüküm fıkrasında gösterilip, içtima içinde yer alan hükümlülüklerden de en ağırının tekerrüre esas alınmak suretiyle uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması,
2-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 58 ve 53. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak 58.maddenin uygulanmasına ilişkin bölümlerin yerine, “ 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7.maddesi gereğince, sanık hakkında, ... 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/191-306 karar sayılı ilamında hükmolunup, 14.09.2010 kesinleşme tarihli hırsızlık suçundan 2 yıl 1 ay hapsi gerektiren hükümlülüğü nedeni ile cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına'' cümlesi yazılmak; TCK'nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin yerine de “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılarak, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy