Tebliğname No: 6 - 2012/22080
MAHKEMESİ : Kalecik Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ: 13.07.2005
NUMARASI: 2002/15 (E) ve 2002/98 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2012 - 27/12//2013 - 02/01/2014 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2012 günlü tebliğnamesinde, her ne kadar hükümlüler E.. D.., İ.. D.., A.. B.., İ.. G.. hakkında görüş belirtilmiş ise de, adı geçen hükümlüler hakkında Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 14.05.2013 gün 2013/10040 esas ve 2013/12673 karar sayılı ilamı ile incelenip karara bağlanmış olduğu ve Dairemizin 04.12.2013 gün 2012/6466 Esas ve 2013/24359 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere temyiz kapsamının hükümlü S.. P.. hakkında Kalecik Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2005 gün 2002/15 Esas ve 2002/98 karar sayılı ek kararına yönelik olduğunun anlaşılması karşısında yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
1-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya nitelikli hallerinin değerlendirilmesi, 5237 sayılı
TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının saptanması, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın bireyselleştirilmesini gerektiren durumlarda duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, dosya üzerinde değerlendirme yapılarak yazılı biçimde karar verilmesi,
2-Hükümlünün eylemlerine uyan 765 sayılı TCY’nın 492/10-son, 80, 522, 59/2. maddeleri ile, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/1-a, 143, 43, 62. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; lehe olan Yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle ek tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25.09.2002 tarihli ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.