MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. Madde İle Görevli)
SUÇ : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/01/2013 gün ve 31/12/2013 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
28/11/2013 tarihinde yöntemine uygun olarak kendisine tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra, 06/12/2013 tarihinde temyiz eden katılan... vekilinin temyiz isteminin, anılan Yasanın 317. maddesi uyarınca, sanıklar ... ve ... savunmanlarının süresinden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE,
I-Sanık ... hakkında, yakınanlar ... ve ...'ya yönelik 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında; katılan...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 456/2 ve 457/1. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 86/1, 86/3-e, 87/3, 66/1-e ve 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 14/08/2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Sanıklar ... ve ... hakkında katılan...'e yönelik yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suat...’in isimli kişinin, katılan...’e sattığı mal karşılığında üç adet bono aldığı ve bonolarda ciro sorunu çıkması nedeniyle mallarını geri istediği, katılanın, "malları sattığını ve süresi geldiğinde bonoları ödeyeceğini" söylemesine rağmen, adı geçen kişinin sorunu çözmesi için kamuoyunda “mafya” olarak bilinen hemşehrisi sanık ... ’dan yardım istediği, birlikte yakınanın iş yerine gittikleri, katılanın, ödeme günü gelmediği halde 620,00 TL ödeme yapmasına rağmen, sanık...’in mağdurdan malları geri isteyip “ Bu alışverişi bozuyorum, malları geri vereceksin, yoksa almasını biliriz” diyerek katılanı tehdit ettikten sonra iş yerinden ayrıldığı, bu olaydan iki gün sonra, adı geçen sanık ...'ın katılanın işyerini telefonla arayarak “Eşyaların iade edilmesini, aksi halde kendisini vuracağını” söylediği, takip eden günlerde mallar iade edilmeyince, sanık...'in, yanında ... ve diğer sanık ... ile açık kimliği saptanamayan bir kişi daha olduğu halde yakınanın iş yerine gittikleri, mağduru bulamayınca eşyaların hazırlanıp paketlenmesine ve gelip alacaklarına ilişkin not bırakarak ayrıldıkları, sanık...’in ertesi gün diğer sanıklara “Gidin,...’la görüşün” ve sanık...’e de “İstediğimizi vermez ise bir kere sık” talimatını vermesi üzerine, ... dışındaki sanıklar ... ve açık kimliği bilinemeyen üçüncü bir kişinin 14/08/2004 günü, gündüz vakti, katılanın iş yerine geldikleri, katılana,...'in kendisini çağırdığını söyledikleri, katılan gitmek istemeyince, sanık...'in, gelmeden önce ne olur ne olmaz diyerek sanık...’in verdiği tabancayla, ayağına ateş etmek suretiyle katılanı yaraladığı olayda; yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, eylemin tamamladığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı Avukat...'nın temyiz dilekçesinde, sanık ... savunmanı Avukat ...'ın temyiz dilekçesinde ve duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... için yağma suçu yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 24/09/2014 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...’nın katıldığı oturumda, sanık ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy