Hırsızlık suçundan sanık ... ve ... haklarında yapılan duruşma sonunda: Mahkumiyetlerine ilişkin ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05/06/2008 gün ve 2006/591 Esas, 2008/178 Karar sayılı hükmün sanıklar savunmanlarının temyizi üzerine Dairemize gönderilmekle Dairemizin 12/06/2012 gün ve 2008/26262-2012/12363 E.K. Sayılı ilamı ile söz konusu hükmün kısmen Bozulmasına ve kısmen Düzeltilerek Onanmasına karar verildiği,
Yerel Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen 19/03/2013 gün ve 2012/527-2013/184 E.K. sayılı hükmün sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ... tarafından temyiz edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
Dairemiz kararının “Düzeltilerek Onanmasına” ilişkin kısmına sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ... açısından itiraz edilmiş olup, itiraz edilen karar ile temyiz edilen kararlarda sanık ile suça sürüklenen çocuğun aynı olmasına karşın, mağdurların farklı olması ve eylemler arasında irtibat bulunmaması nedeniyle aynı dosya içerisinde gerek itirazın değerlendirilmesi, gerekse temyiz incelemesinin yapılması talep edildiğinden,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2014 gün, 6-2013/182852 sayılı tebliğnamesi ile 06/02/2014 gün, TK 6-2013/182852 sayılı itiraz yazısı ile söz konusu dosya Dairemize tekrar gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
T Ü R K M İ L L E Tİ A D I N A
I-Sanıklar hakkında yakınan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan, 19/03/2013 gün, 2012/527 esas ve 2013/184 karar sayılı hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, uyulan bozmaya, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/06/2012 gün, 2008/26262 esas ve 2012/12363 karar sayılı "düzeltilerek onama" ilamına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2014 tarih ve 6-2013/182852 sayılı yazıları ile yapılan itirazın incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
... 1. Asliye Ceza Mahkemesi 05/06/2008 tarih, 2006/591 esas ve 2008/178 karar sayılı ilamı ile yakınan ...'a yönelik eylemleri
nedeniyle, sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay, sanık ... hakkında anılan Yasanın 142/1-b, 143, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir.
Hüküm her iki sanık savunmanı tarafından temyiz edilmiştir.
24/11/2008 tarih, 2008/232023 sayılı tebliğnamede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve gerekçeye, mahkemenin; soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına göre;
Sanık müdafiinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİ,
Ancak;
Kolluktaki ifadesinde saat 00.30-01.00 sularında ... ilçesine geldiklerini beyan eden sanık ...’nun mağdura yönelik eylemi hangi saate işledikleri yönünde kesin bir açıklamada bulunmadığı gibi yargılama aşamasında da bu hususun açıklığa kavuşturulmamış olması, şikayetçi olmadığını beyan eden mağdurun olay günü saat 04.30 sularında uyandığında hırsızların evlerinin etrafında dolaştığının komşuları tarafından söylenmesi üzerine evlerinden hırsızlık yapıldığının farkına vardığını beyan eylemiş olması, sanıkların daha sonraki aşamalardaki ifadeleri dikkate alındığında eylemin saat 03.00 sularından sonra işlenmesine rağmen eylem saatinin kesin olarak tespitinin mümkün olmaması ve haricen yapılan araştırma sonucunda suç tarihi itibariyle güneşin saat 05.00 sularında doğduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle eylemin gündüz vaktine rastlayan zaman dilimi içerisinde de işlenme ihtimalinin mevcut olması karşısında; öncelikle güneşin doğuş saati araştırılarak, sanıkların yakalandıkları yer ile eylem yerinin uzaklığı tespit edilerek, sanıkların yakalandığı saat, eylem yerinden yakalandıkları yere ulaşıncaya kadar arada geçen süre ve güneşin doğuş saati birlikte değerlendirilerek şüpheli durumun sanıklar lehine değerlendirilmesi suretiyle eylemin gece yada gündüz vaktine rastlayan zaman dilimlerinden hangisinde işlendiği duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna TCK'nın 143. maddesini uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, sanık ...’nun kolluktaki ifadesi yanlış değerlendirilerek dosya içeriğine uygun düşmeyecek şekilde eylemin gece işlendiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı bulunduğundan hükmün CMUK’nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASI,"
Talep edilmektedir.
Dairemiz 12/06/2012 gün, 2008/26262 esas ve 2012/12363 karar sayılı bozma ilamında;
"Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde "müteselsilen ve müteselsilen tahsiline" biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden "yargılama giderinin müteselsilen ve müştereken tahsiline" ilişkin bölüm çıkarılarak, "sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına" karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,"
Karar vermiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise özetle; 24/11/2008 tarih, 2008/232023 sayılı tebliğnamedeki gerekçelerle, eylemin gece ya da gündüz vaktine rastlayan zaman dilimlerinden hangisinde işlendiği duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle, Daire kararının bozulması istemiyle itiraz kanun yoluna gitmiştir.
Oluş ve dosya kapsamına göre; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü gerektiği görüşüne varılmakla;
1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İtirazının kabulüne,
2-) Dairemizin 12/06/2012 gün, 2008/26262 esas ve 2012/12363 karar sayılı sayılı "Düzeltilerek Onama" kararın kaldırılmasına,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Suç tarihi olan 31.05.2006 günü ... ilçesinde güneşin saat 05.00'da doğduğu, yakınanın olay günü saat 00:15 sıralarında uyuduğunu, saat 04.30 sıralarında komşularının çevrede hırsızlık yapan kişilerin dolaştığını haber vermeleri üzerine evinde hırsızlık yapıldığını anladığını belirtmiş olması ve sanıkların da savunmalarında suç saatini tam olarak belirtmemeleri karşısında; 5237 sayılı TCK'nun 6/1-e maddesi ışığında, sübut bulan suçun gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, hırsızlık suçundan verilen cezadan anılan Yasanın 143/1. maddesiyle arttırım yapılması,
2-) Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde "müteselsilen ve müteselsilen tahsiline" biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy