MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; sanık ve savunmanının duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde geçerli mazeretleri bulunmadan duruşmaya gelmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanık yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Sanıklar ..., ... ve ... savunmanları Av...., Av.... ve Av....'nın 12.11.2013 ve 14.11.2013 günlü temyiz istemlerini içeren dilekçelerinden sonra, sanık ...'ın 15.04.2014 tarihinde, sanık ...'ün 22.04.2014 tarihinde, sanık ...'ün ise 13.11.2014 tarihinde Dairemize yazdıkları dilekçeleri ile temyiz isteklerinden vazgeçtiklerini bildirdikleri ve sanık ...'ın dilekçeyi verdiği tarihte 18 yaşından küçük, sanıklar ... ve ...'ün dilekçeyi verdikleri tarihte 18 yaşından büyük olduklarının anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin inceleme dışı bırakılıp, sanıklar ..., ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede;
I-Sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık ...'ın adli sicil kaydında yazılı olan ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.12.2011 gün 2011/67 Esas 2011/140 sayılı kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiği ve sanığın denetim süreleri içinde yeniden temyiz incelemesine konu olan suçu işlediğinin anlaşılması karşısında; Mahkemece yerinde 5271 sayılı CMK.nın 231/11.maddesi gereğince ihbarda bulunması, olanaklı kabul edilmiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) T.C. Anayasa'sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık ... için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanık ...'dan alınmasına hükmedilmesi,
2-) Mahkemece 5271 sayılı Yasa'nın 150/3. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak 15-18 yaş grubunda bulunan sanık ...'ın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin sanık ...'a, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğundan,
3-) Sanık ... için yargılama masrafının 6183 sayılı Kanunun 106. maddesinde belirlenen 20.TL'den az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesi gereğince Hazineye yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanıklar ... ve ... ile ilgili olarak yargılama giderleri ve yargılama dökümü bölümlerinin çıkarılarak yerine “Sanık ...'un yapılmasına sebebiyet verdiği posta gideri olan 7,19 TL, tebligat gideri olan 16,00 TL olmak üzere toplam 23,19 TL yargılama giderinin sanık ...'dan tahsiline, sanık ...'ın sebebiyet verdiği yargılama giderinin 6183 sayılı Kanunun 108/1. maddesinde belirlenen 20,00 TL.'den az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesi gereğince Devlet Hazinesine yükletilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Yakınan ...'un sanık ...'un amcasının eşi olduğu, olay tarihinden 2 ay önce annesine ziyarete gittiği, buradan kayınpederine gitmek üzere ayrılırken kardeşine ait olan 7 adet bileziği kardeşinin isteği üzerine ... götürmek için koluna taktığı, sanık ... ve kadeşi olan ...'un yakınanı araçla annesinin evinden alarak dedelerinin evine götürmeden önce birkaç saatliğine ziyaret amacıyla evlerine götürdükleri, burada sanık ...'ın yakınanın kolunda bilezikleri görerek “yenge annenin evinde köşeyi dönmüşsün” dediği ve evden ayrılarak ... İlçesinde bulunan sanık ...'ın evine gittiği, burada bulunan diğer sanıklar ..., ... ve ... ve ...'a yengesinin kolunda bilezik gördüğünü, bunu alabilecekleri şeklindeki fikrini ortaya koyduğu ve bu fikrinde suç ve suç işleme fikri olmayan diğer sanıklar tarafından benimsenmesi üzerine önce kurusıkı tabanca bulmaları gerektiğini söyleyip diğer sanıklara kurusıkı tabancaları olup olmadığını sorduğu, sanık ...'ın kendisinde bir adet kurusıkı tabanca bulunduğunu, sakladığı yeri söylemesi üzerine, sanık ...'a gidip getirmesini söylediği, sanık ... ile birlikte kuru sıkı tabanca aramaya başladığı, sanık ...'in tanıklar ... ve ...'den bir arkadaşını korkutacağını söyleyerek kurusıkı tabanca istediği, ancak temin edemediği, sanık ... ve diğer sanıkların birlikte olay yerine gittikleri, sanık ...'ın diğer sanıkları olay yerine bırakarak olayı nasıl gerçekleştireceklerini anlattıktan sonra yakınanı dedesine götürmek için aracına aldığı, yolda gitmekte iken diğer sanıklar ... ve .... sanık ...'ın belirlediği ve çizdiği olaydaki pozisyonlarına göre eylemi gerçekleştirdikleri dikkate alındığında; sanık ...'ın sanık ...'un azmettirme eylemine katıldığına veya sanık ... ... diğer sanıkları azmettirdiğine ilişkin delil bulunmadığı gözetilmeden sanık ... hakkında TCK'nın 38/2. maddesinin uygulanması suretiyle cezasından artırım yapılması,
2-) T.C. Anayasa'sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık ... için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin ...'dan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy