Tebliğname No : 6 - 2013/305517
MAHKEMESİ : İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/06/2009
NUMARASI : 2007/9991012 (E) ve 2009/400 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yokluğunda verilen kararın sanığa tebliğinin istenmesi üzerine Mahkeme tarafından gerekçeli kararın 30/05/2012 tarihinde; mernis adresi olarak tespit edilen ve kapalı olduğu belirtilen .. Mahallesi, .. Sok. No:14, İçkapı No:1 Gaziosmanpaşa/İstanbul adresine tebliğ edildiği, uyap sistemi üzerinden yapılan araştırma sonucunda sanığın mernis adresinin farklı olduğu, bu nedenle 30/05/2012 tarihinde yapılan tebligatın geçersiz olduğu, sanık tarafından temyiz dilekçesinin verildiği tarihin öğrenme ve buna bağlı olarak temyizin süresinde olduğunun kabul edilmesi gerekirken, mahkeme tarafından verilen 19/06/2013 tarihli temyiz talebinin reddine dair kararın, 24/06/2013 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine sanık tarafından süresi içerisinde 26/06/2013 tarihinde temyiz edilmiş olması nedeniyle 19/06/2013 tarihli temyiz talebinin reddine dair karar kaldırılıp, anılan karar temyiz edildiği halde dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi yerine mahkemece yeniden verilen 26/07/2013 tarihli temyiz talebinin reddine dair karar yok hükmünde sayılarak 02/06/2009 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye,uyulan bozmaya ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Uyap'tan yapılan sorgulamada karar duruşmasında aynı yer cezaevi olan Silivri L Tipi Kapalı Cezaevinde başka suçtan tutuklu olduğu anlaşılan sanığın alınan savunmasında duruşmadan vareste tutulmayı kabul edip etmediği sorulmaksızın yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Olay günü sanığın diğer temyiz dışı sanıklarla birlikte birden fazla kişi olarak, gece vakti yakınana ait işyerinin sağlam ve muhkem olan işyerinin asma kilidini kırmak suretiyle içeriye girdikleri, para ve çeşitli malzemeleri çaldıklarının anlaşılması karşısında, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522(pek fahiş), 81. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1, 53, 116/2-4, 119/1-c, 53. maddeleri kapsamında olup, sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddelerine aykırı davranılması,
3-Sanık hakkında mahkumiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması,
4-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. Ü..'nün temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy