MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-) Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık ... hakkında yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yağma eyleminin, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, işyerinde ve geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (c) ve (h) bentleri ile birlikte (a) ve (d) bendlerinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
.Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “müteselsilen” sözcüğü çıkarılıp yerine, “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı” ifadesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-) Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...’ın, 08.04.2013 günü bir şey konuşacağını söyleyerek çağırdığı yakınandan “benim hakkımda torbacı demişsin, bundan dolayı eşimden boşandım, sebebi sensin, bunun için bana 4.000,00 TL vereceksin,” dediği, sanık ... ile birlikte yakınanı boş bir tarlaya götürdükleri ve darp ederek saat 23.00’a kadar zorla tuttukları,... kavşağına getirdiklerinde sanık ...’ın, zorla cebinde bulunan 340,00 TL parayı aldığı, yakınanın istemesi üzerine arkadaşının getirdiği 1.000,00 TL parayı da aldığı ve ayrılmasına izin verdikleri, 09.04.2013 günü sanık ...’ın, tekrar arayarak Beyaz Abla isimli lokantaya çağırması ve 2.000,00 TL daha para istemesi üzerine yakınanın arkadaşı Hakan'dan temin ettiği 2.000,00 TL parayı sanık ...’a verdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın suç işleme kasıt ve iradesinin 4000 TL paraya özgülendiği ve eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (h) bentlerinde yaptırıma bağlanan tek yağma suçunu oluşturacağı gözetilip aynı yasanın 61. maddesi değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, iki ayrı yağma kabul edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy