MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık hakkında mağdur ...’e yönelik eylemi nedeni ile kurulan hükmün incelenmesinde;
27.09.2012 ve 15.11.2012 günlü oturumlarda 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan sanık hakkındaki duruşmanın kapalı yerine açık yapılması, yanlışlığın giderilmesi olanağı bulunmadığından; 5237 sayılı TCK’nın 31/3 ve 32/2.maddelerinin 168.maddesinden sonra uygulanması suretiyle, aynı Yasanın 61/4-5.maddesine aykırı davranılması, sonuca etkili görülmediğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece 5271 sayılı Yasa'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa savunmasını yapmak üzere zorunlu savunman görevlendirilmesi nedeniyle, atanan savunmana ödenen avukatlık ücretinin, onsekiz yaşından küçük olduğu anlaşılan sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin bölün çıkartılarak yerine, “Sebebiyet verdiği 319.65 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında mağdur ...’e yönelik 27.09.2012 ve 13.05.2012 tarihli eylemleri ile mağdur ...’e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesinde;
27.09.2012 ve 15.11.2012 günlü oturumlarda 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan sanık hakkındaki duruşmanın kapalı yerine açık yapılması, telafisi olanaksız olup bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın ...’den 27.09.2012 tarihinden 10 TL para ve 13.05.1012 tarihinde ise 2 TL para ile bir paket sigara yağmaladığının anlaşılması karşısında; yağma suçunun konusunu oluşturan para miktarı ve sigaranın değerinin az olduğu, bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 150/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Mağdur ...’den aldığı 2 TL para ile sigara paketinin, sanığı yakalayan polis memurları tarafından yapılan üst aramasında ele geçirildiği ve Cumhuriyet Savcısının talimatı ile yakınana teslim edildiğinin 14.05.2012 günlü tutanak ile belirlemesi karşısında; sanığın yakınana yönelik 13.05.2012 tarihinde işlediği yağma suçundan hüküm kurulurken, koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 168. maddesi ile uygulama yapılması,
3) Mağdur ...’in 28.01.2013 tarihinde talimatla alınan ifadesinde, “Zararının karşılanmasını istemediğini” beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 168. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışmasız bırakılması,
4) 5237 sayılı TCK’nın 31/3 ve 32/2.maddelerinin, 168.maddesinden sonra uygulanması suretiyle, aynı Yasanın 61/4-5.maddesine aykırı davranılması,
5) Mahkemece 5271 sayılı Yasa'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa savunmasını yapmak üzere zorunlu savunman görevlendirilmesi nedeniyle, atanan savunmana ödenen avukatlık ücretinin, onsekiz yaşından küçük olduğu anlaşılan sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.11.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy