Hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine ilişkin KARŞIYAKA 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.03.2006 tarihli hükmün, sanık savunmanının temyizi üzerine Dairemizin 18/01/208 gün ve 2006/21676 Esas, 2008/49 Karar sayılı red kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/12/2013 gün ve 2013/355306 Ek karar temyiz sayılı yazısı ile sanığın savunma hakkının kısıtlandığı, bu nedenle sanığın 15.07.2013 tarihli itirazının temyiz dilekçesi olarak kabulü ve mahkumiyet kararının esastan incelenmesi yönündeki karar düzeltme (itiraz) isteminde bulunulması üzerine dosya 06/03/2014 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Sanık hakkında, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 2004/7289-1053 sayılı iddianameye dayanılarak yapılan yargılaması sonunda Karşıyaka 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2006 gün ve 2004/311-2006/130 sayılı kararı ile sanığın 765 sayılı TCK'nın 493/1, 81/2-3. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hükümlülüğüne dair karar verildiği, kararı sanığın savunmanının temyiz ettiği ancak; dairemizin 18.01.2008 gün ve 2006/21676 Esas-2008/49 sayılı kararı ile temyizin süresinde olmadığından bahisle, temyiz isteminin reddine dair karar verdiği ve bu şekilde kesinleşen kararın infazına başlandığı;
Sanığın hükmün infazına başlandıktan sonra bir takım dilekçeler gönderdiği, bu dilekçelerden 23.07.2103 günlü olanın kanun yararına bozma istemi içermesi üzerine; onaylı örneklerden bir dosya oluşturularak bu yönde değerlendirilme yapılması için Adalet Bakanlığına dosyanın gönderildiği, Bakanlık tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsacılığına yapılan ihbar üzerine de talep yerinde bulunularak; 29.11.2013 gün ve 2013/368003 sayılı yazı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "kanun yararına bozma" kanun yoluna müracaat edildiği ve anılan istemin Yargıtay 13.Ceza Dairesi Başkanlığının 2013/36470 sayılı esasına kayıt edildiği;
Sanığın temyiz talepli 15.07.2013 tarihli dilekçesine dayanılarak ise, bu kere dosyanın aslı ile, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 18.12.2013 gün ve KD-2013/355306 sayılı yazı ile dairemize "itiraz" kanun yoluna başvurularak; "sanık ... hakkındaki hükmün haberdar olmadığı savunman huzurunda verildiği, sanığa tebligat yapılmadığı ve bu nedenle bu savunmanın yaptığı işlerin sanık yönünden sonuç doğurmayacağı" gerekçeleri ile sanığın haberdar olmadığı savunmanın süresinden sonraki temyiz talebinin reddine dair dairemizin 18.01.2008 gün ve 2006/21676 Esas -2008/49 Karar sayılı kararına itiraz edilmiş anılan kararın kaldırılıp sanığın 15.07.2013 tarihli dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabulü ile mahkumiyet kararının esastan incelenmesi talebinde bulunulmuş bu talep dairemizin 2013/35676 sayılı esasına kayıt edilmiştir.
Dairemiz ise vaki itirazı incelemiş; 23.01.2014 gün ve 2013/35676 - 2014/908 sayılı kararı ile Kanun Yararına Bozma talebi hakkında "sanığın 10.01.2012 tarihli kendisine kararın tebliğini isteyen dilekçesinin akıbetinin araştırılıp sanığa daha önce kararın tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması ve tebliğ edilmemiş ise kararın sanığa tebliği sağlandıktan sonra incelenmesi için" iadesine karar vermiştir
.
Kanun yararına bozma talepli Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 2013/36470 Esas sayılı dosyasının ise dairemizin 2013/35676 sayılı dosyası ile irtibatlı olması sebebi ile dairemize gönderildiği ve incelememize konu olan 2014/6162 esas sayısına kayıt edildiği, bu sırada 23.01.2014 tarihinde iade ettiğimiz dosyanın ise Yargıtay 13.Ceza dairesinin görevsizlik kararı ile gönderdiği dosyanın eki olarak dairemize gönderildiği ve aynı konuda olup halen incelemede olan 2014/6162 esas sayılı dosyamızın içerisine konulduğu anlaşılmakla yapılan incelemede,
Sanık ...’in bir şekilde hakkındaki kararı öğrendiği ve Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile 10.01.2012 tarihli kararın, esas ve karar numaralarının, cezanın süresinin de yer aldığı bir dilekçe ile gerekçeli kararın kendisine tebliğini istediği, ancak bu dilekçenin bir temyiz iradesi ihtiva etmediği, mahkemenin 16.01.2012 günlü yazısı ile gerekçeli kararı, sanığa tebliği için Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderdiği, UYAP sisteminden yapılan kontrolde sanığın gerekçeli kararın gönderildiği tarihte anılan ceza infaz kurumunda bulunduğu anlaşılmasına karşın; kararın tebliğine ilişkin belgenin dosya içerisinde olmadığı, ve Karşıyaka 1.Asliye Ceza Mahkemesinin sanığa atadığı savunmandan sanığın haberdar edilmediğinin anlaşılması karşısında,Kararın sanığa ilk tebliğ tarihinin ve tebliğ tarihi ile sanığın temyiz iradesi içeren dilekçelerinin arasında geçen sürenin uygulanacak kanun yolunun tespiti açısından zorunluluk arz etmesi sebebi ile;
1- Sanığın 10.01.2012 tarihli dilekçesine istinaden, sanığa gerekçeli kararın 16.01.2012 tarihli üst yazı ile bulunduğu cezaevinde gönderildiği ve önceki iademizin de bu konuda olduğunun anlaşılması karşısında 16.01.2012 günlü üst yazının ekindeki kararın tebliğ edilip edilmediğinin, gerektiğinde cezasının infaz edildiği cezaevinden, Cumhuriyet Savcılığındaki infaz dosyasından ve mahkemesinden de araştırılıp saptanması, tebliğ edilmiş ise tebligat parçasının eklenmesi, edilmemiş ise bu hususun tutanağa bağlanarak gönderilmesi,
2- Gerekçeli kararın 07.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş ise de; sanığa ilk yargılamasındaki savunmanın işlemlerini onaylayıp onaylamadığı hususunun sorulmadığı anlaşıldığından sanığın yargılama aşamasında haberdar olmadığı anlaşılan savunmanının yaptığı işlemlere onay verip vermediği hususunda anlatımı saptanıp bu mümkün değilse ihtaratlı bir şekilde tebligat yapılması gerektiğinden,
Yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten ve gerektiğinde mahkumiyet hükmünün esasına dair ek tebliğname de düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize iadesi için, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 17.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy