Sanık ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.09.2000 tarihli iddianamesi ile hırsızlık suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda ... Sulh Ceza Mahkemesince 18.03.2004 tarih ve 2000/2088 Esas, 2004/528 sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince 22.12.2005 tarih ve 2004/126 Esas 2005/279 sayılı kararıyla sanığın 5237 sayılı TCK'nın 149/1-c, 62, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık savunmanı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.03.2006 tarihli tebliğnamesi ile Dairemize gönderildiği, Dairemizin 22.02.2007 gün ve 2006/6480 Esas, 2007/1934 Karar sayılı ilamı ile Yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmayan sanık ... savunmanının temyiz isteminin reddine karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.03.2014 gün ve 2014/67593 sayılı itiraz yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine,
Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.03.2014 gün ve 2014/67593 itiraz sayılı yazılarında özetle;
Sanık, 30/10/2007 tarihli dilekçesinde, hükümden ve cezadan haberdar olmadığını, cezaevinde olduğunu, kesinleşmeyi kabul etmediğini beyan eden dilekçeyi vermiştir. Sanığın atandığından haberdar olmadığı müdafiine yapılan tebligat sanığın temyiz hakkını yoketmemelidir. Sanığın kendisine de tebligat yapılmadığı anlaşıldığından sanığın bu dilekçesi doğrultusunda, müdafinin temyizinin reddine ilişkin önceki Yüksek Daire kararı kaldırılarak hüküm esastan incelenmesi istenilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı usul ve yasaya uygun olduğundan Dairemizce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
I)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
II)Dairemizin 22.02.2007 gün ve 2006/6480 Esas, 2007/1934 Karar sayılı ilamındaki yasal süreden sonra olan temyiz isteminin reddine dair kararının KALDIRILMASINA,
III)Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Gerekçeli karar başlığında suç yerinin yazılmaması yerinde eklenmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Yakınan 16.08.2000 tarihinde poliste verdiği ifadesinde; yolda yürürken arkadan yanına yaklaşan beyaz renkli plakasını alamadığı bir otonun çantasını kapkaç yaparak kaçtığını, araç içerisinde iki erkek şahıs olduğunu, yüzlerini göremediğini bidirmiş, 22.08.2000 tarihli fotoğraf teşhis tutanağında yakınanın çantasının kapkaç yapıldığını beyan ettiği ve suçlular ablümünden sanığı teşhis ettiğinin bildirildiği görülmüş, yakınan 29.04.2002 tarihinde karakolda sanığın çoklu teşhiste teşhis ederek aynı tarihte verdiği ifadesinde çantasını çalan sanığı teşhis ettiğini bildirdiği görülmüş,
Yakınan Sulh Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında verdiği ifadesinde; olay günü yolda giderken komşusu ile karşılaştığını, konuşurlarken yanlarına bir otomobilin yaklaştığını, otomobilini sağ ön tarafında oturan şahsın çantasını kaptığını, otomobilin hızla uzaklaştığını, direnmediğini, çantasının sapını koyverdiğini, çantasını kapan kişiyi çok iyi gördüğünü, karakola gittiklerini, karakolda fotoğraftan sanığı teşhis ettiğini, komşusunun teşhis edemediğini, sanığın
duruşmada olması halinde teşhis edebileceğini, çantayı epey çekiştirdiklerini, beyan edip yakınanın bu anlatımı nedeniyle ... Sulh Ceza Mahkemesinin 18.03.2004 tarih ve 2000/2088 Esas 2004/528 sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine kamu davasını görmeye yetkili ve görevli Ağır Ceza Mahkemesinde yakınan verdiği beyanında ise; ... adliyesine çıkarken yokuş olan bir yerde tanıdıkla karşılaştığını, hal hatır sorarken arkadan gelen beyaz bir arabanın yaklaştığını, yaklaşan arabadaki şahsın hal hatır sorduğu ...'un kocası olup olmadığını sorduğunu, onun da değil ama bu kadar yaklaştığına göre bir tanıdıktır dediğini, arabanın ön koltuğunda bulunan sanığın çantasına uzanıp çektiğini, kendisinin karşı koyduğunu, karşılıklı çekiştirdiklerini, çantanın kendisinde kaldığını, sapının ise sanığın elinde kaldığını, çantanın sapının elini yaraladığını, arabanın uzaklaşması ile yere düşüceğini anlayınca çantayı bıraktığını ifade etmiş,
Sanık ise tüm aşamalarda atılı suçu kabul etmediğini savunmuştur.
Hakim dünü bugünden elde olunan delillere göre belirler.
Yağma suçlarında genelde tanık olmadığından yakınanın beyanı öne çıkmakta ve önemsenmektedir. Yakınanın bu beyanının aşamalarda birbiri ile örtüşen ve istikrarlı olması gerekir. Şayet yakınan beyanında değişmeler, gelişmeler ve/veya olayın bir tanığı bulunuyorsa öncelikle beyanlarındaki aykırılık giderilip, olayın tanığının saptanıp olay ile ilgili bilgiside alınmalıdır. Somut olayda yakınanın beyanının aşamalarda değişerek geliştiği gözlemlenmiştir. Yakınanın olay sırasında yanında ...'un bulunduğunu açıkladığı dikkate alındığında bu tanığın olayla ilgili beyanı ayrıntılı olarak tespit edilip bundan sonra delillerin ayrı ayrı ve bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın haksız fiilinin hukuki vasıflandırmasının yapılması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yetinilip yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-) TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.