Sanık ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2013 tarihli iddianamesi ile yağma ve hürriyeti tahdit suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda verilen ... . Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2013 tarih ve 2013/129 Esas, 2013/171 Karar sayılı hükmü ile sanığın yağma suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hürriyeti tahdit suçundan ise beraatine karar verildiği mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından beraat hükmünün ise Cumhuriyet Savcısı tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2006 tarihli tebliğnamesi ile dosyanın Dairemize gönderildiği, Dairemizin 26.02.2014 gün ve 2013/27795 Esas, 2014/3459 Karar sayılı ilamıyla; yağma suçundan kurulan hükmün usul ve yasaya uygun bulunduğundan onanmasına, hürriyeti tahdit suçundan ise bozulmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2014 gün ve 6 – 2013/243450 sayılı yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine,
Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2014 gün ve 6 – 2013/243450 itiraz sayılı yazılarında özetle;
6. Ceza Dairesi ile Başsavcılıkları arasındaki ihtilafın suçun sübutuna, suç vasfına, cezanın bireyselleştirilmesine dair uyuşmazlık olmayıp, sanık hakkında düzenlenen iddianame içeriğine göre, atılı suça kanunen öngörülen cezanın alt sınırı 5 yıldan fazla hapis olan sanığa CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması gerektiği, sanığa yargılama sırasında mahkemece zorunlu müdafii atanmasına karar verildiği, sanığın herhangi bir gelirinin olmadığı, gerekçeli kararda sanığa atanan zorunlu müdafilik ücreti toplamı olan 743 TL'nin sanıktan tahsiline karar verildiği; 5271 sayılı CMK'nın 324. maddesinin 2. fıkrasında “yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği hüküm ve kararda gösterilir” hükmü uyarınca kararda açıklama yapılması doğru ise de, zorunlu müdafilik ücretinin sanığa yükletilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından ve sanığın vekaletnameli bir müdafii de bulunmadığından, Anayasamızın 90. maddesine göre Milletlerarası Antlaşmalar yasa hükmünde olduğundan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkı başlıklı 6. maddesine göre herkesin kendini savunmak veya kendi seçeceği bir avukatın yardımından yararlanmak ve eğer avukat tutmak için mali olanaklardan yoksunsa mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanabilmek şeklinde yapılan düzenleme iç hukuk hükmünde olup, sanığa atanan zorunlu müdafii ücretinin sanıktan tahsiline karar verilmesine yasal imkan bulunmadığından, Dairenin onama hükmünün kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Dosya kapsamına göre sanığa atılı bulunan suçun alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren yağma suçunu oluşturmaktadır. Sanığın maddi imkandan yoksun olduğu ve herhangi bir gelirinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece sanığa, atılı bulunan suçun öngörülen cezasının alt sınırına göre, CMK'nın 150. maddesi uyarınca kendisine savunmasını yapması için baro tarafından sanığa zorunlu müdafii görevlendirilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesine göre zorunlu müdafii ücretinin sanıktan alınmasına yasal imkan bulunmamaktadır. Bu durumda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
Yukarıda izah olunduğu üzere;
1) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2) Dairemizin 26.02.2014 gün ve 2013/27795 Esas, 2014/3459 Karar sayılı Onama ilamının KALDIRILMASINA, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden bozma ilamının aynen KORUNMASINA,
3) Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, suçun vasıflandırılmasına, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; herhangi bir maddi olanağı bulunmayan sanığa, atılı suçun alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi nedeniyle kendisine baro tarafından mahkemece görevlendirilen zorunlu müdafiilik avukatlık ücretinin, sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesine aykırı bulunduğundan, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2013 gün, 2013/129 Esas ve 2013/171 Karar sayılı usul ve yasaya aykırı hükmünün bu nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, ... . Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2013 gün, 2013/129 Esas ve 2013/171 Karar sayılı hükmünden, yargılama giderlerini gösteren posta ve tebligat giderleri dışındaki "743 TL zorunlu müdafii giderinin" sanığa yükletilmesine dair cümlenin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy