Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davası sonucunda Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2006 gün, 2001/179 Esas ve 2006/118 sayılı kararıyla 765 sayılı TCK'nın 493/2, 522. maddeleri uyarınca 3 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın sanık tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmediğinden kesinleştiği, infaz aşamasında kanun yararına bozma yoluna gidilerek Dairemizin 05.02.2008 gün, 2007/3995 Esas ve 2008/967 sayılı kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda ... (...) Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2009 gün, 2008/158 Esas ve 2009/206 sayılı karar ile sanığın 765 sayılı TCK'nın 493/2, 522. maddeleri uyarınca 3 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın da sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.03.2014 gün, 2013/32014 Esas ve 2014/4525 sayılı kararı ile sanığın Saray Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2006 gün, 2001/179- 2006/118 sayılı kararını temyiz etmediğinden bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından CMUK'nın 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak temyiz isteminin reddine karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2014 gün ve 6-2012/163322 sayılı yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine,
Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2014 gün ve 6 - 2012/163322 itiraz sayılı yazılarında özetle;
“Kanun yararına bozma istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinde düzenlendiğini, yasa metninden de anlaşılacağı üzere kanun yararına bozma talebine konu edilen ve bozulan hükümden sonra yeniden yargılama yapılarak kurulan mahkumiyet hükmünü sanığın temyiz etmesine engel bir düzenleme mevcut olmadığını, sadece kanun yararına bozma kararına karşı direnilemiyeceğini, yeniden yargılama sonunda verilen kararın kesin nitelikte olabileceği gibi itiraz veya temyiz
yasa yoluna da tabi olabileceğini, dolayısıyla 3 yıl 3 ay hapis cezasından ibaret yeni kurulan hüküm temyiz incelemesine tabi olup esastan incelenmesi gerektiğini, Dairemizin temyiz isteminin reddine ilişkin 03.03.2014 gün, 2013/32014 Esas ve 2014/4525 sayılı red kararının kaldırılarak ... Asliye Ceza Mahkemesinin kararının esastan incelenmesine” karar verilmesi istenilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı usul ve yasaya uygun olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
Yukarıda izah olunduğu üzere;
1)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2)Dairemizin 03.03.2014 gün, 2013/32014 Esas ve 2014/4525 sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA,
3)Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ...'ın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, ... (...) Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2009 tarih, 2008/158 Esas ve 2009/206 Karar sayılı usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy