Muhtelif suçlardan hükümlü ... hakkında hükmedilen ve aynı neviden olan hürriyeti bağlayıcı cezaların 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 71. maddesi gereğince toplanarak 43 yıl 9 ay hapis cezası olarak içtima edilmesine, ancak 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 77/1. maddesi gereğince toplam cezanın 36 yıl hapis cezasını geçemeyeceğinden hükümlünün sonuç olarak cezalarının 36 yıl hapis cezası olarak içtima edilmelerine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 24/08/2012 tarihli ve 2012/143 değişik iş sayılı kararını müteakip, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 29/08/2012 tarihli ve 2012/672 sayılı yazısı ile infazda tereddüt bulunduğundan bahisle mahkemesince bir karar verilmesi talebi üzerine, hükümlü hakkındaki 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen 5 yıl hapis ve cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezalarının diğer hapis cezalarından ayrı olarak infazına, 4616 sayılı Kanun gereğince yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından hükmedilen hapis cezaları üzerinden 4616 sayılı Kanun uyarınca yapılacak indirimin 36 yıl üzerinden yapılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 29/08/2012 tarihli ve 2012/147 değişik iş sayılı kararına yönelik ... Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının anılan Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz hakkı bulunmadığından usulden reddine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 10/09/2012 tarihli ve 2012/831 değişik iş sayılı kararı sonrasında hükümlünün yaptığı müddetnameye itiraz konusunda karar verilmesine yer olmadığına hükümlünün itirazının değerlendirilmesi için dosyanın .. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2012 tarihli ve 2012/868 değişik iş sayılı kararı üzerine yapılan inceleme neticesinde taleplerin reddine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 06/11/2012 tarihli ve 2012/174 sayılı kararı sonrasında adı geçen hükümlünün 31/10/2011 tarihinden itibaren meşruten tahliyesine ilişkin ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/11/2012 tarihli ve 2012/886 değişik iş sayılı kararma yönelik itirazın reddine dair ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/06/2013 tarihli ve 2013/253 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 12/03/2014 gün ve 2013/4938/17982 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/04/2014 gün ve KYB/2014/105888 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 09/04/2014 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/06/2013 tarihli ve 2013/253 değişik iş sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; Somut olayda hükümlünün işlemiş olduğu suçların tamamını örgütün faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirdiği gibi suç tarihlerinin 01/06/2005 tarihinden önce olması nedeniyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulama başlıklı 7/2. maddesine göre suçun işlendiği zamanda yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlerinin farklı olması halinde hükümlünün lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı, aynı maddenin 3. fıkrasına göre infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı fakat koşullu salıverilmenin, infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanmasının istisnaları arasında sayıldığı dikkate alındığında, koşullu salıverme ile ilgili olarak da lehe infaz kanununun tespit edilmesi gerektiği, suç tarihinde yürürlükte bulunan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 18/07/2006 talihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki lehe olan 17/1. maddesine göre 647 sayılı Kanunun 19. maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile Ek 2. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı ve koşullu salıverilme için hükümlülük süresinin dörtte üçünün iyi halli olarak çekilmesi gerektiği, 5237 sayılı Kanun’un 58/9. maddesinin, örgüt mensubu suçlu hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedileceği hükmünü içerdiği, anılan hükmün örgüt mensubu olma suçundan mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan infaza ilişkin bir düzenleme olduğu ve kazanılmış hakka konu edilemeyeceği, aynı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 6/1-j maddesine göre örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişinin anlaşılacağı, buna göre 5237 sayılı Kanun’un 220. maddesi kapsamındaki suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün üyesi olanlar hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107/4. maddesinde gösterilen koşullu salıverilme süresi ve aynı maddede düzenlenen infaz rejiminin uygulanacağı, bu durumda 3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 17/1. maddesi hükümleri ile sonradan yürürlüğe giren 5275 sayılı Kanun’un 107/4. maddesi hükümleri arasında yapılacak lehe kanun değerlendirmesinde, her iki durumda da koşullu salıverilme için cezaevinde iyi halli olarak geçirilmesi gereken sürenin hükmedilen süreli hapis cezasının dörtte üçü olacağı, bu durumda ise değerlendirmeye konu edilen her iki kanun hükmünün aynı sonucu vermesi ve 5275 sayılı Kanunun 107. maddesinde öngörülen denetim süresinin infaz rejimine ilişkin olup 5237 sayılı Kanun’un 7/3. maddesine göre derhal uygulanması gerektiği anlaşılmakla hükümlü hakkında bütün suçları bakımından koşullu salıverme süresinin buna göre hesaplanması gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Cezaların toplanması ve infazına ilişkin olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 20.01.2004 tarih 2003/6-292-2004/5 Esas ve Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, somut olay değerlendirildiğinde; hükümlü ...'nın 4616 sayılı Yasa kapsamında bulunan yağma ve hürriyeti tahdit suçlarından toplam 36 yıl 8 ay ağır hapis ve anılan Yasa kapsamında bulunmayan cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından toplam 7 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin kesinleşmiş mahkumiyetleri bulunmaktadır. Hürriyeti bağlayıcı cezalarda toplama prensibinin istisnasını oluşturan durumlar söz konusu olmadığına göre, bu iki cezanın toplanması ve TCY'nin 77/1. maddesi uyarınca hükümlünün cezasının 36 yıl ağır hapisle sınırlandırılması zorunludur.
Kaldı ki, hükümlünün kesinleşmiş mahkumiyetleri içtima ettirilmeksizin ayrı ayrı infaza verildiği takdirde, Ceza Yasamızda ağır hapis cezaları yönünden hükümlü lehine öngörülen 36 yıllık sınırın aşılması söz konusu olacağı gibi, bir cezası nedeniyle 4616 sayılı Yasa uyarınca şartla salıverilecek olan hükümlünün diğer cezası nedeniyle infaza devam edilecektir ki, bu da cezalanın infazını zorlaştıracak ve karışıklığa neden olacaktır.
Bu itibarla, hükümlünün tüm suçlardan verilen cezalarının toplanarak TCY'nin 77/1. maddesi uyarınca 36 yıl ağır hapis cezası olarak sınırlandırılması ve bu mahkumiyetin, 36 yıl 8 aylık kısmına, hükümlü lehine toplu özel af niteliğinde düzenlemeler getiren 4616 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu kısmın, sınırlandırılan 36 yıllık cezanın da üzerinde olması nedeniyle artan kısım bulunmadığı için 4616 sayılı Yasa kapsamına girmeyen cezalarının da bu kapsamda infaz edilmiş sayılacağı,
Buna göre; muhtelif suçlardan hükümlü ... hakkında, hükmedilen ve aynı neviden olan hürriyeti bağlayıcı cezaların 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 71. maddesi gereğince toplanarak 43 yıl 9 ay hapis cezası olarak içtima edilmesine, ancak 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 77/1. maddesi gereğince toplam cezanın 36 yıl hapis cezasını geçemeyeceğinden hükümlünün sonuç olarak cezalarının 36 yıl hapis cezası olarak içtima edilmelerine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 24/08/2012 tarihli ve 2012/143 değişik iş sayılı kararını müteakip, "hükümlünün tüm suçlardan verilen cezalarının toplanarak TCY'nin 77/1. maddesi uyarınca 36 yıl ağır hapis cezası olarak sınırlandırılmasından sonra, 647 sayılı CİK'nin 19. maddesi gereğince 36 yıl üzerinden 1/2 ve ayda 6 gün olmak üzere infazı gereken cezasından 4616 sayılı Yasa gereği yapılacak 10 yıllık indirime göre" müddetname hazırlanması gerektiğinden;
Açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısında yer alan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nden verilen ve kesin olan itirazın reddine dair 07.06.2013 tarih ve 2013/253 Değişik İş sayılı kararına yönelik yazılı gerekçe ile bozulması yönündeki kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.