Hırsızlık suçundan sanık ...'nin 765 sayılı TCK'nın 494/1, 522/1, 54, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4/1, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2006 gün, 2006/160 Esas ve 2006/473 Karar sayılı kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlememesi nedeniyle geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine ilişkin aynı mahkemenin 20.12.2011 gün, 2007/401 Esas ve 2011/311 Karar sayılı kararının temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, yerel mahkemenin bu kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 06.01.2014 gün ve 2013/372/1045 sayılı yazıları ile “dosya kapsamına göre, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararını müteakip sanığın deneme süresi içerisinde ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2009 gün, 2008/773 Esas ve 2009/242 sayılı kararına ilişkin dosya kapsamında, yeni bir suç işlemesi karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesine göre önceki hükmün aynen infazına karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” gerekçesi ile kanun yararına bozma istemi yapıldığı; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2014 gün ve 2014/11554 sayılı ihbarnamesi ile dosyanın Dairemize gönderildiği; Dairemizin 18.03.2014 gün ve 2014/2525 Esas, 2014/4602 Karar sayılı ilamı ile kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden yerel mahkeme hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince bozulmasına müteakip işlemlerin anılan mahkeme tarafından yerine getirilmesine karar verildiği, bu kararımıza karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2014 gün ve KYB – 2014/11554 sayılı itiraz yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine,
Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2014 gün ve KYB – 2014/11554 sayılı itiraz yazılarında özetle;
“Somut olaya bakıldığında, sanık ...'nin deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan yargılama neticesinde mahkum olup, mahkumiyet hükmü de kesinleştiği halde, hakkındaki açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesindeki amir hükmü gereğince açıklanması yerine deneme süresi içerisinde bir suç işlemediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi yerinde bir uygulama olmadığından, özel dairenin bu nedene dayanarak hükmü kanun yararına bozmasının isabetli olduğu; ancak yüksek dairenin yerel mahkeme hükmünün, 'düşme' kararının 5271 sayılı Kanunun 223. maddesinde sayılan ve davayı esastan çözen bir karar olduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere bozulmasına karar vermesi yerine, hükmün aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca bozulmasına ve bir hüküm kurulmak üzere dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermesinin hukuka aykırı olduğu” açıklanarak itirazda bulunulmuştur.
... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2006 gün, 2006/160 Esas ve 2006/473 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında, 765 sayılı TCK'nın 494/1, 522/1, 54, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4/1, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği; aynı mahkemece sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlememesi nedeniyle yerel mahkemenin dosyayı ele alarak 20.12.2011 gün ve 2007/401 Esas, 2011/311 sayılı kararı ile düşme kararı verdiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği; ancak ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2009 gün, 2008/773 Esas ve 2009/242 Karar sayılı kararı ile sanığın yeni bir suç işlediği anlaşıldığından, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nce kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu, Dairemizin 18.03.2014 gün, 2014/2525 Esas ve 2014/4602 sayılı kararı ile kanun yararına bozma istemini kabul ederek CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince yerel mahkemenin kararının bozulmasına ve müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına karar verdiği, ancak Dairemizce aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere CMK'nın 309/4-c bendi uyarınca karar vermesi gerektiği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah olunduğu üzere;
1) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2)Dairemizin 18.03.2014 gün, 2014/2525 Esas ve 2014/4602 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA,
3)Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve itiraz yazıları incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile sanık ... hakkında ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2011 tarih, 2007/401 Esas ve 2011/311 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-c bendi uyarınca, “aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak” üzere BOZULMASINA, 02.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy