MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ile sanık hakkında duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede:
Sanık ... ve kimliği tespit edilemeyen suç ortağının yağma eylemi sırasında yakınanı tehdit ve cebirle evin banyosuna sokup çarşafla bağladıktan sonra bıçak göstererek tehditlerine devam edip döverek etkili eylemde bulunduklarının anlaşılması karşısında; haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı görülmüş;
Oluş ve dosya içeriği ile uyumlu olan mahkemenin kabul ve gerekçesi ile hüküm fıkrasında, yağma eyleminin yakınanın evinde, silahla, birden fazla kişiyle ve geceleyin işlenerek 5237 sayılı TCK'nın 149. maddesinin (a-c-d-h) bendlerine uyduğu benimsendiği halde, hüküm fıkrasında (d) bendinin gösterilmemesi yerinde eklenmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanığa yükletilen dava konusu eylemlerin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmaya ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçun sanık tarafından işlendiği,
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezaların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıktan, yargılandığı suçlar nedeniyle baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretlerinin alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin ... Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanı Av. ...'ın duruşmada ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, “yargılama giderlerine” ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Yargılama sırasında yapılan 48 TL tebligat gideri ve 35 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 83 TL giderin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 24/09/2014 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın katıldığı oturumda sanık ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy