MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık "..." hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın, savunmanının temyizinden sonra, 11/02/2014, 17/02/2014 ve 10/03/2014 tarihli dilekçeleri ile temyizden vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında; dosyanın, incelenmeksizin mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık "... ve ..." hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Mahkemece, 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunman görevlendirilmesi nedeniyle,savunmanlara ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
2-) Savunman ücreti dışında kalan 18,00 TL yargılama giderinin, CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usülü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğu halde sanıklardan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölümün tamamen çıkartılarak yerine "toplam 18,00 TL yargılama giderinin, CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğundan Devlet Hazinesine yüklenmesine" cümlesinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar "... ve ..." hakkında "yağma" suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Katılana ait otomobil, içerisindeki eşyalar ile birlikte yağmalandıktan sonra, aracın sanık ... tarafından bir otoparka bırakıldığı, sanık ...'nin kolluk ifadesinde aracı bıraktığı oto parkın yerini söylediği, katılan ... ise anlatımında "sanıkların evinde bulunan araç ruhsatının kendisine teslim edildiğini, araç ruhsatının içerisinde otopark fişi bulunca aracının buraya sanıklar tarafından bırakıldığını tespit ettiğini" beyan ettiği, aracın, anılan otoparkta bulunarak katılana teslim edildiği, sonraki duruşmalarda bulunmayan katılan, mahkemedeki 25/06/2013
tarihli ifadesinde; aramada bulunanlar dışındaki eşyaların iade edilmediğini beyan etmiş ise de; sanık ...'nin 24/12/2013 tarihli dilekçesinde, "katılanın tüm zararının ailesi tarafından kovuşturma aşamasında giderildiğini" belirttiği, sanık savunmanının temyiz dilekçesinin ekinde sunduğu ve katılan tarafından da imzalandığı iddia edilen belgede, bir kısım eşyaların katılana teslim edildiğinin yazılı olduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle suça konu otomobilin ne şekilde bulunarak katılana teslim edildiği açıklığa kavuşturulduktan sonra, kalan eşyaların katılana iade edilip edilmediği tespit edilerek, kısmi yahut tam iade olup olmadığının saptanması ve sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 168. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Yağma eyleminin, silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, birden fazla kişi tarafından, gece vakti ve sanık ...'nin evinde gerçekleştiğinin kabul edilip anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 149/1. maddesinin (a), (b), (c) ve (h) bentleri ile birlikte (d) bendi ile de uygulama yapılması ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, bu hususun dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, (I) numaralı bozma nedeninin sonucuna göre, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi uyarınca, bozmadan, temyizden vazgeçen ...'un da yararlandırılmasına, sanıklar ... ve ... hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 27/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy