MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Cinsel saldırı
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda, sanığın yakınana yönelik yağma suçundan duruşmalı, cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden duruşmasız olarak incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nm 58. maddesinin uygulanmasına karar verilirken, hangi ilamın tekerrüre esas alındığı kararda gösterilmemişse de, Ceza Genel Kurulunun 2012/6-1431-2013/18 Esas ve Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, bu hususun infazda gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa savunmasını yapmak üzere zorunlu savunman görevlendirilmesi nedeniyle atanan savunmana ödenen avukatlık ücretinin, sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin kısım çıkartılıp yerine, "Sebebiyet verdiği 42.75 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hâzineye gelir kaydına" cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleriyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ilişkin oybirliğiyle alınan karar 30/10/2014 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ayhan Aygün'ün katıldığı oturumda, sanık ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.