Tebliğname No: 6 - 2013/242254
MAHKEMESİ : Iğdır Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 15/03/2013
NUMARASI: 2012/199 (E) ve 2013/61 (K)
SUÇ: Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suçun mağduru aleyhine suç işlenen kimse yani suçun kurbanıdır ve suçtan doğrudan zarar görendir. Şikayetçi resen kovuşturulan suçlar dahil bir suçu devletin soruşturma ve kovuşturma makamlarına duyuran kişi olarak da anlaşılmalıdır.
Sanığın fiilinden haklı çıkarları zedelenen kişi fiil ile ilgili yetkili mercilere olayı intikal ettirebileceği gibi fiilin failinin yargılanmasında bu hali ile aktif ve etkin bir rol alması tartışmasızdır. Zaten bu niteliği nedeniyle kamu davasında taraf olma hakkına sahiptir.
Maddi gerçeği araştırma en çok güvenilen mahkemelere verilmiştir. Bir olayın normlar karşısında durumunun tespiti hususu çıkan uyuşmazlığın yargılama makamı önüne getirilmesidir ki buna da dava denir.
Bu durumda yargılanacak her uyuşmazlıkta; şüphelilik, uyuşmazlığın somut olması ve uyuşmazlığın çözümü şeklinde özellikleri vardır.
O halde önce olay öğrenilmelidir.
Sübut konusunda bir hükme varılır. Sübut (veya ispat) meselesi modeli mesele olup, bu konu geçmişteki olayı zihnimizde yeniden yaratmak, yani nasıl meydana geldiğini belirlenmelidir. Olay belirlendikten sonra buna uygulanacak norm ve bunun olayın tipine uygun olup olmadığı konusunda sonuç çıkarılır. Maddi olayın durumun tespiti, hukuki durumun tespitidir. Olayın faili ve bunun ceza hukuku karşısındaki sorumlulukları öncelikle olayın belirlenmesi ile mümkündür.
Olay ise deliller ile öğrenilebilinir. Delillerin gösterdiği objektif bakımdan bir ihtimaldir. İhtimal belli dereceye gelince kanaat (kanı) olacaktır.
Şüphe yerini kanaate bıraktığında ispatta belirlilik ortaya çıkar. Yani belirliliğe şüphenin yenilmesi ile ulaşılır.
Ceza muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmalıdır. Buna ulaştıracak araç ile delillerdir. Deliller; samimi açıklamalar, tanık beyanları, sanık ve tanıktan başka kişilerin açıklamaları, tutanaklar özel yazılı açıklamalar görüntü ve/veya ses kayıt eden açıklama ve belirtiler şeklinde ayrıma tabi tutulabilinir. Suç konusu ve/veya alet olayın parçası iken, olay yerinde kalan her türlü iz ve eser belirti delil olup, olayı temsil eden dolaylı delildir. Bütün isnat araçları delildir. Soyut olarak deliller eşdeğerdedir. Eylem veya eylemlerin bir suç olup olmadığının belirlenmesi için eylemin olup olmadığı kanıtların yorumu ile saptanır. Hakim hangi kanıtı nasıl yorumladığı ve sonuca ulaştığını gerekçede açıklar. Gerekçedeki mantıksal kronolojik dizi ise iddia, savunma, kanıtlar, kanıtların yorumu sabit kabul edilen eylem; ihlal edilen norm ve bunun yorumu ile ulaşılan sonuçla hüküm şeklinde olmalıdır.
Delil hukuku sıkı ispat kuralları kabul edilmiştir. Deliller zümresinde tanık, ceza muhakemesinde anlatımı önemli bir yer işgal etmektedir. Tanık olayın taraflarından olmayan ve olay ile ilgili olarak beş duyusu ile edindiği bilgileri açıklayan kimsedir.
Tanık gördüğünü, müşahede ettiği hususlar ve öğrendiği bilgileri açıklar. Tanık beyanının önemi gözlemlenen maddi vakaları bizzat açığa kavuşturabilirliğinden kaynaklanır.
Tanık bazen kendisinin veya yakınlarına menfaat sağlama, tehlikeyi önleme, bazen toplumsal etki, bazen de duyduğu veya gördüğü yanlış algılaması ve böylede inanması ile yanılgılı anlatımlarada yönelebilir. Hakim tecrübelerine dayanarak tanığın beyanlarının sağlamlığını değerlendirir bu özellik ise delil olarak sayılabilir.
Tanık olmak ile onun beyanına yüklenen ispat gücü farklıdır. Hakim ispat konusunda mantık kuralları ile de bağlıdır.
Somut olaya gelince;
Katılan Saray ve sanık Erhan 5 yıllık evli olup, bu evlilik birliği içinde iki de çocukları olmuştur. Katılan ve sanık evlilik birliğinin devam ettiği süreç içinde ortak harcamaları yanı sıra banka kredisi kullanıp menkul mal alımında da bulunmuşlardır. Bu tasarruflar karşılığında geri ödemelerin düzenli yapılabilmesi için yakınan sahip olduğu maaş kartını, sanığa teslim etmiştir. Katılan Saray'ın rıza ve onayı ile de maaş kartı sanık Erhan tarafından kullanılmıştır.
Olay tarihinden bir süre önce sanık bir takım nedenlerle aile içi şiddete varan davranışlar içine girmiştir.
Yakınan toplumsal yaşam biçimine ilişkin kuralların dahi ötesinde kendisine yüklenen sorumluluk duygusu ile aile birlikteliğini ayakta tutmaya çalışmıştır. Sanıktan kaynaklanan son dönemdeki olumsuzluklar karşısında yakınan, sanığın cüzdanında tuttuğu maaş kartını, kendiliğinden alıp, çocukları ile birlikte annesinin evinde bir süre kalmak üzere gelmiştir. Katılan ile sanığın ortak kararları sonucu önceden doğan ve bir süreden beri de ödenen borçların ödeme koşullarını sürdürmesini hedefleyen sanığın katılanı telefon ile arayıp “maaş kartının” onda olup olmadığını sorduğu, katılan Saray'ın da maaş kartının kendisinde olduğunu gelip alabileceğini belirtmesi üzerine sanığın, eşi olan katılanın çocukları ile kaldığı eve gittiği, katılanın kartı teslim için yanına alıp kapıyı açması ile birlikte, sanık Erhan'ın kartın teslimi yönünde herhangi söz söylemeden ve/veya kartı zorla almaya yönelik bir hareket göstermeden, aile içi çatışmaların yarattığı kontrolsüz bir öfke ile katılana aşalayıcı sözler sarf edip, darp etmeye başladığı, aile içi şiddetin bu şekilde devamından rahatsız olan katılanın kardeşi tanık Mirkasım Hun Yalçın'ın katılanın yakınanın maaş kartını sanığa verip "sen bunu almaya gelmiştin" dedikten sonra maaş kartını teslim edip ortamı terk etmesini istediği, sanığın ayrılıp 15.04.2012 ve 16.04.2012 günü maaş kartındaki paranın tamamını çektiği katılanın maaş kartını iptal edip yenisini çıkardığı.
Haklı çıkarı zedelenen katılanın ise sanığın bu fiili ile ilgili herhangi bir şekilde müracaatta bulunmadığı, bu olay tarihinden sonra ortaya çıkan yeni olgular üzerine katılanın geçmişe dönük olayları da anlatarak yasal şikayet hakkını kullandığı.
Katılanın tüm aşamalarda maaş kartını "dövmesede verecektim" diye kartı teslimdeki kişisel iradesini, duraklamasız yansıttığı mevcut olaylar zinciri başvuru süreci ile birlikte dosya dikkate alındığında, failin fiili ile çıkarı zedelenen katılanın bu iddialarını aşan katılanın annesi tanık S.. Y.. ve 08.05.2013 günlü dilekçe ile mahkeme beyanlarının, katılanın beyanlarına dayalı olduğu ileri süren tanık G.. B..'ın anlatımlarına hangi nedenlerle üstünlük tanındığı, açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ile yetinilip yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık E.. S.. ve savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 22/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy