MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, kasten adam öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ...'in kasten adam öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya muhalafet suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, uyulan bozmaya ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Yasanın, 86/1, 86/3-e ve 62. maddeleri uyarınca uygulama yapılırken 2 yıl 1 ay olarak verilmesi gereken hapis cezasının 1 yıl 13 ay olarak verilerek, hesap hatası sonucu eksik cezaya hükmedilmesi,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/2014 Esas 2002/245 Karar sayılı ilamında birden fazla suçtan verilen içtimalı ceza bulunduğundan, içtima çözülüp içtima içinde yer alan hükümlülüklerden en ağırının tekerrüre esas alınmak suretiyle uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz itirazları ve kasten adam öldürmeye teşebbüs suçu yönünden resen yapılan incelemesi sonucunda anılan hususlar yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından,” Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde sonuç ceza olarak bulunan 1 yıl 13 ay hapis cezasına, 58. maddenin uygulanmasına ve yargılama giderlerine” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerlerine "Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde sonuç ceza olarak 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/2014 Esas - 2002/245 Karar sayılı ilamı ile yağma suçundan 10 yıl hapis cezasının 10.04.2003 tarihinde kesinleşmesinden sonra ve tekerrür süresi içinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddeleri gereğince sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ve yargılama giderlerinin sanıklardan payları oranında ayrı ayrı alınmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanıkların yağma suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, uyulan bozmaya ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların yağma eylemini silahla, birden fazla kişi ile birlikte ve işyerinde işlediğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-c maddesi yanında aynı Yasanın 149/1-d maddesinin de uygulanmaması ve olayda birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 61.maddesi gereğince temel ceza belirlenirken bu hususun dikkate alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/2014 Esas 2002/245 Karar sayılı ilamında birden fazla suçtan verilen içtimalı ceza bulunduğundan, içtima çözülüp içtima içinde yer alan hükümlülüklerden en ağırının tekerrüre esas alınmak suretiyle uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile ... savunmanları ile katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.