Tebliğname No : 6 - 2012/203907
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesi(Kapatılan Üsküdar 1. Asliye Ceza Mahkemesi)
TARİHİ : 14/03/2012
NUMARASI : 2008/259 (E) ve 2012/236 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 27.03.2014 gün ve 2013/347 Bşk Esas, 20014/28 Karar sayılı kararı ile başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıklar İ.. G..'in hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet, sanık N.. İ..'ın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan cezalandırılmasına ilişkin Üsküdar 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28.11.2006 gün ve 2006/323-782 sayılı kararı, sanık N.. İ..'ın ve sanıklar savunmanının temyizi üzerine Dairemizce incelenerek, sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve sanık N.. İ.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler bozulmuştur.
Yerel Mahkeme bozmaya uyup yargılamaya devam etmiş; sanık N.. İ..'ın bozma ilamından sonra, 15.12.2008 tarihinde talimatla alınan beyanında, olay tarihinde şizofreni hastası olduğunu, ne yaptığını bilmediğini ve 2004 yılından bu yana tedavi gördüğünü beyan ettiği, dosyaya sağlık durumuna ilişkin rapor örnekleri sunduğu; Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nce verilen ilaç rapor içeriğinde hastalık grubunun şizoaffektif bozukluk, Ağrı Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda teşhisin P. Şizofreni olarak belirtildiği,
Sanığın sevk edildiği ATK Erzurum Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 03.08.2011 tarihli raporunda, işlediği iddia olunan “nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme, kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık” fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olduğunun bildirildiği,
Sanığın temyiz dilekçesinde, sanığın ağabeyi olduğunu beyan eden N.. İ..ın ise dosyaya sunduğu 19.12.2012 tarihli dilekçe ekinde, sanığa ait rapor örneklerinin bulunduğunun anlaşılması karşısında,
Sanığın iddiaları ile dosyaya sunulan ve Erzurum Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nce verilen raporlar bu haliyle dikkate alındığında, öncelikle sanığın sağlık durumuna ilişkin hususun duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespiti gerekmektedir.
Hal böyle olunca;
5271 sayılı CMK’nın 74. maddesindeki usule uygun olarak sanığın gözlem altına alınarak, tedavi gördüğü hastane yada hastanelerden tüm tedavi evrakları getirtilip, İstanbul ATK Gözlem İhtisas ve 4. İhtisas Dairelerinden, atılı suç tarihinde mevcut bir hastalığının bulunup bulunmadığı, işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinde bir azalma olup olmadığı, 5237 sayılı Yasanın 32/1-2. maddeleri kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı konusunda rapor aldırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-) Kabule ve uygulamaya göre de; 26.02.2008 tarihli 5739 sayılı Yasanın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin 6. fıkrasında yer alan “yaptırımın” ibaresinin “tedbirin” olarak değiştirilmesi, keza 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının değiştirilmesi ve aynı yasa maddesinin 10. fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olduğu hususları dikkate alındığında, infazı kısıtlar şekilde, kısa süreli hapis cezasından seçenek yaptırım olarak çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu cezanın hapse çevrileceğine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık N.. İ..'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy