MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 27.03.2014 gün 2014/Bşk-58 Esas, 2014/94 Karar sayılı ilamı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin, 31.05.2004 olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında suçun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle yapılan indirim sırasında gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesinin hüküm fıkrasına yerinde eklenmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) 5237 sayılı Yasa uyarınca lehe değerlendirme yapılırken,Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda, aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-)TCK’nın 53.maddesinin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1.fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan
yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 53 ve 58. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak yerine “53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5560 sayılı Yasanın 6. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesine eklenen 4. fıkradaki düzenlemeden önce ve suç tarihi itibariyle aynı Yasanın 116/2 ve 151/1. maddelerinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları için soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesinin şikayete bağlı olduğu ve yakınan ...'in 01.02.2011 günlü oturumda şikayetinden vazgeçtiğini belirtmiş olması karşısında; sanıktan şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 73/4-6 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddeleri gereğince karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki bozma düşüncesi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 09.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy