Tebliğname No: Kanun Yararına Bozma - 2014/183285
Nitelikli yağma ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanıklar O.. B.. ve R.. A..'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1 (üç kez), 193/2, 495/1 (üç kez), 497/1 (üç kez), 59/2 (dört kez) ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis ve 456.300.000 Türk lirası ağır para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, 765 sayılı Kanun'un 75/2 ve 77/1. maddeleri gereğince neticeten ayrı ayrı 36 yıl ağır hapis ve 456.300.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmalarına dair, Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinin 29/01/2003 tarihli ve 2001/21 esas, 2003/43 sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04/10/2004 tarihli ve 2004/266 esas, 2004/10527 sayılı kararı ile onanmasına karar verilerek infazına geçilmesini müteakip 01/06/2005 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesi nedeni ile yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, hükümlülerin nitelikli yağma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-h (üç kez), 150/2 (üç kez) ve 62 (dört kez) maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis (üç kez) cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden verilen 5 ay hapis cezasının günlüğü 3,00 yeni Türk lirası hesabıyla 450,00 yeni Türk lirası adli para cezasına çevrilmesine, hükümlülerin neticeten 12 yıl 6 ay hapis ve 450,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair, Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2005 tarihli ve 2001/21 esas, 2003/43 sayılı ek kararının hükümlü R.. A.. tarafından temyiz edilmesi üzerine hükmün bozulmasına ilişkin, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07/12/2006 tarihli ve 2006/695 esas, 2006/13118 sayılı kararını müteakip, hükümlü R.. A.. hakkında yeniden yapılan yargılama sonucunda, konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden 765 sayılı Kanun lehe bulunduğundan önceki hükmün infazının devamına, nitelikli yağma suçları yönünden 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-h (üç kez) ve 62. (üç kez) maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay (üç kez) hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinin 18/09/2007 tarihli ve 2007/130 esas, 2007/320 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 06/05/2014 gün ve 2014/9111/30786 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/05/2014 gün ve KYB/2014/183285 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 29/05/2014 tarihinde Dairemize gönderilmekle, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Anılan Yazıda;
(Dosya kapsamına göre,
1-Hükümlü O.. B.. hakkındaki Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2005 tarihli ve 2001/21 esas, 2003/43 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddeleri uyarınca, yeni kanunun sanık lehine hükümler getirip getirmediği ve kesinleşmiş hükümler açısından infaz aşamasında uygulanıp uygulanmayacağının tespit edilmesi bakımından, temel ceza maddesi yanında kanuni ve taktiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasında hakimin taktir hakkını kullanarak karar vermesini gerektiren durumlar ile hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik getirecek bir hususta öncelikle incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerektiği gözetilmeden, adı geçen sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması neticesinde evrak üzerinden esas hakkında karar verilmesinde,
2-Hükümlü R.. A.. hakkındaki Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinin 18/09/2007 tarihli ve 2007/130 esas, 2007/320 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilmeden, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi gereğince 10/06/2005 tarihli ve 2001/21 esas, 2003/43 sayılı ek kararın hükümlü tarafından temyiz edilmesi nedeniyle yeniden verilecek cezanın evvelce verilecek cezadan daha fazla olamayacağından hükümlünün neticeten 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın infaz edilmesine karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.05.2014 gün ve 2014/183285 sayılı gönderme yazısı incelenen dosya içeriğine göre;
a-) Hükümlü R.. A.. hakkında yapılan incelemede;
İnfaza yönelik uygulamalarda kazanılmış hak sözkonusu olmadığından, hükümlü hakkında CMUK'nın 326/son maddesinin uygulanması şeklinde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan, kanun yararına bozma isteminin kabulü
ile, Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 18.09.2007 tarih ve 2007/130 Esas 2007/320 sayılı kararın aynı Yasanın 309. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus mahkemece yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 309/4-d maddesi gözetilerek, hüküm fıkrasından “CMUK 326/son maddesi gereğince mahkememizin 2001/21-2003/43 sayılı ek kararı hükümlü tarafından temyiz edildiği, yeniden verilecek cezanın evvelce verilen cezadan daha fazla olamayacağı anlaşıldığından, hükümlünün neticeten 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın infaz edilmesine” cümlesi çıkarılarak yerine, “3 kez ayrı ayrı 8 yıl 4 ay hapis olarak hükmün infazına” kelimelerinin eklenmesine ve hükmün diğer yönlerinin korunmasına,
b-) Hükümlü O.. B.. hakkında yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
Bu nedenle;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, hırsızlık suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınıp, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesi için bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal ögelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek, hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, usul ve Yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma isteminin kabulü ile;
Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 10.06.2005 tarih ve 2001/21 Esas 2003/43 sayılı ek kararın CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca Mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 15.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.