Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'in 5237 sayılı TCK'nın 141/1, 31/2, 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı kanunun 50/3. maddesi uyarınca en az 2 yıl süreyle meslek ve sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme seçenek yaptırımına çevrilmesine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2008 tarih ve 2008/102 Esas, 2008/149 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, adı geçenin seçenek yaptırımın uygulanması için hazırlanan denetim planına uymaması nedeniyle 14.07.2008 tarihli hüküm ile verilen 5 ay hapis cezasının aynen infazına ilişkin mahkemenin 08.11.2012 tarih ve 2012/158 Esas, 2012/175 sayılı kararının temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği;
Bu karara karşı Adalet Bakanlığı'nın 07.05.2013 gün ve 2013/7429 – 29519 sayılı “5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesine göre” daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan 30 gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmemiş bulunanların mahkum edildiği 1 yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesindeki “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilmez. Bu takdirde 11. fıkra hükmü uygulanır.” biçimindeki emredeci düzenlemeler ve 5237 sayılı kanunun 50/6-7. madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kısa süreli hapis cezasının infazının mümkün olmadığı, seçenek tedbirin değiştirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Gerekçesini içeren kanun yararına bozma istemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2013 gün ve 2013/165282 sayılı ihbarnamesi ile Yargıtay 6. Ceza Dairesi Başkanlığına sunulduğu, Dairemizin 17.12.2013 tarihli, 2013/19079 Esas, 2013/25367 sayılı kararı ile “5237 sayılı TCY'nın 50/6 ve 7. maddeleri birlikte değerlendirilerek, sanığın denetleme planına uymamasını haklı gösterecek somut bir mazeret bildirmediği, soyut ifadeyle yetinildiğinin anlaşılması ve mahkemece gerekçesi gösterilerek yazılı biçimde kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yasa yararına bozma isteminin REDDİNE...” karar verildiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2014 gün ve KYB – 2013/165282 sayılı yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine,
Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2014 gün ve..– 2013/165282 sayılı yazılarında özetle;
Çocuk sanıklar hakkında adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğine dair 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinin 4. fıkrasındaki düzenlemenin, 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesindeki düzenlemeye aykırı olduğu açıktır. Çocuk sanıklar hakkındaki adli para cezasının ödenmemesi halinde bu cezaların hapse çevrilemeyeceği, amme alacaklarının tahsili yöntemine başvurularak tahsil edileceği hususunda uygulamada birlik mevcuttur. Ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun ...maddesinde kabul edilen “hakkındaki özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak başvurulması ilkeleri gözetilir” hükmü uyarınca da, çocuk sanıklar hakkında hürriyeti bağlayıcı cezanın infazına en son çare olarak başvurulması gerekmektedir. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çocuk sanıklar hakkındaki kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin 1. fıkrasında gösterilen seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi halinde, artık bu seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmediğinden bahisle kısa süreli hapis cezasının aynı kanunun 50. maddesinin 6. fıkrası gereğince tamamen ya da kısmen infazına karar verilmeyecek, seçenek tedbir fıkrada yazılı bulunan tedbirlerden biriyle değiştirilecektir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.02.2014 tarih ve 2013/2 – 789 Esas, 2014/56 sayılı kararında da çocuk sanıklar hakkında hapis cezasının TCK'nın 50. maddesinin 1. fıkrasına göre hapis cezasının seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi halinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmemesi durumunda hapis cezasının infazına karar verilemeyeceği diğer tedbirlerden biriyle değiştirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır denmiştir.
Suç tarihinde suça sürüklenen çocuk ...'in 5237 sayılı TCK'nın 141/1, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasının aynı kanunun 50/3. maddesi uyarınca en az 2 yıl süreyle meslek ve sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme seçenek yaptırımına çevrildiği, suça sürüklenen çocuğun seçenek tedbirin gereklerini yerine getirmediğinden mahkemece 5237 sayılı kanunun 50/6. maddesi gereğince 5 ay hapis
cezasının aynen infazına karar verilmesi 5237 sayılı kanunun 50/6. maddesinin çocuk sanıklar hakkında uygulanamayacağından ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinin 4. fıkrasındaki düzenlemeye göre çocuk sanıklar hakkındaki adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.02.2014 tarih, 2013/2 – 789 Esas, 2014/56 sayılı kararında da açıklandığı üzere çocuk sanıklar hakkında hapis cezasının seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi halinde seçenek tedbirlerin yerine getirilmemesi durumunda tedbirin hapis cezasına çevrilemeyeceğinin ve diğer seçenek tedbirlerden birine hükmolunması gerektiğinin kabul edilmesi karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
Yukarıda izah olunduğu üzere;1) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2) Dairemizin 17.12.2013 gün ve 2013/19079 Esas, 2013/25367 Karar sayılı yasa yararına bozma isteminin REDDİNE ilişkin ilamın KALDIRILMASINA,
3) Adalet Bakanlığı'nın 07.05.2013 gün ve 2013/7429 – 29519 sayılı kanun yararına bozma isteminin kabulü ile... Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2012 gün ve 2012/158 Esas, 2012/175 sayılı kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan itiraza uygun olarak BOZULMASINA, 17.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.