...Cumhuriyet Başsavcılığının 28/05/2003 gün ve 2003/1672 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... .. ve arkadaşları (...,..., ..., ..., ...) hakkında "hırsızlık ve sahtecilik" suçlarından cezalandırılmaları istemi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde, ...Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2008 gün ve 2003/1183 Esas, 2008/770 Karar sayılı ilamı ile sanık ...'nun eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 350/1-3, 80,40. maddeleri uyarınca 2 yıl Hapis Cezası ile cezalandırılmasına, karar verildiği, gerekçeli kararın sanık ...'nun en son adresine Tebligat kanununun 35.maddesine göre 04/09/2008 tarihinde tebliğ edildiği, 10/09/2009 tarihli dilekçe ile hükmün sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 29/05/2012 gün ve 2011/4582 Esas ve 2012/11483 sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddine karar verilmiş olup; anılan karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/04/2015 gün ve 2013/374577 sayılı yazısı ile itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 15/04/2015 gün ve 2014/11478 Esas, 2015/39623 sayılı ilamı ile temyiz isteminin onanmasına karar verilmiş olup; anılan karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/05/2015 gün ve KD-2013/401328 sayılı yazısı ile itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine,
Dosya dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü;
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 29/05/2012 gün, 2011/4582 esas ve 2012/11483 karar sayılı ilamına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/04/2015 tarih ve 2013/374577 sayılı yazıları ile itiraz edilmiş olmakla,
5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
Dairemizin 29/05/2012 gün, 2011/4582 esas ve 2012/11483 karar sayılı, sanık ... hakkındaki Red ilamının kaldırılmasına karar verilerek ve sanığın yokluğunda verilen hükmün, 04/09/2008 tarihinde, Tebligat Yasasının 35.maddesine göre tebliğ edilmesine karşın, anılan tarihte sanığın cezaevinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın 06/09/2009 tarihli temyiz isteminin, süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK'nın 350/1-3. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının,
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 333/2. maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 202, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 2003 yılından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle istem gibi DÜŞMESİNE, 14/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.