Kasten yaralama (nitelikli yağma) suçundan sanıklar ... ve... hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetlerine ilişkin ...Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24/09/2009 tarih 2009/204 Esas, 2009/227 Karar sayılı hükmün O yer Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine Dairemizin 27/03/2013 gün ve 2010/9374 Esas ve 2013/6109 Karar sayılı ilamı ile bozma yolundaki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/05/2015 gün ve 6-2014/141394 sayılı yazısı ile suç vasfının kasten yaralama olarak kabul edilerek mağdurun şikayetten vazgeçmesi nedeniyle her iki sanık hakkında verilen 24/09/2009 tarihli düşme kararlarının O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından 25/09/2013 tarihli dilekçe ile sanık .... aleyhine olarak temyiz edildiği, diğer sanık ... hakkında verilen karara yönelik temyiz talebi bulunmadığı, bu nedenle sanık ... hakkındaki 24/09/2009 tarihli hükmün kesinleştiği, ancak sehven .... hakkındaki hükmünde bozulmasına karar verildiğinden bahisle; sanık ... yönünden kararın kaldırılması isteminde bulunulması üzerine dosya 21/05/2015 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27/03/2013 gün, 2010/9374 esas ve 2013/6109 karar sayılı ilamına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/05/2015 tarih ve 6-2014/141394 sayılı yazıları ile itiraz edilmiş olmakla,
5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2-) Dairemizin 27/03/2013 gün, 2010/9374 esas ve 2013/6109 karar sayılı, sanık ... hakkında verilen Onama ve Bozma ilamının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıklar ... ve ... hakkında ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24/09/2009 tarihli ilamı ile düşme kararı verildiği, anılan hükmün sanık .... yönünden O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27/03/2009 tarihli kararı ile temyiz davasına konu edilmeyip kesinleşmiş olan sanık .... hakkındaki hükmün de incelenerek bozmaya konu edildiği anlaşılmaktadır. Anılan bozma kararı üzerine kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan ikinci hükme yönelik temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak REDDİNE;
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, uyulan bozmaya, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece, 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ....savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “452,00 TL savunman ücretinin yargılama
giderleri olarak sanıktan tahsiline” ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy