Tebliğname No : Karar Düzeltme(İtiraz)-2015/239992
Konutta yağma suçundan sanık İ.. Y.. hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Düzce 1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03/11/2009 tarihli 2008/149 Esas ve 2009/272 Karar sayılı hükmün, sanık savunmanı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27/02/2015 gün ve 2012/13635 esas 2015/37420 karar sayılı ilamı ile onama yolundaki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/07/2015 gün ve KD-2015/239992 sayılı itiraz yazısı ile kararın düzeltilmesi isteminde bulunulması üzerine dosya 10/07/2015 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
5271 sayılı CMK.nın 6352 sayılı Yasanın 99.maddesi ile değişik 308.maddesi gereğince yapılan incelemede;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının değişik gerekçeyle İTİRAZININ KABULÜNE,
2- Dairemizin 27/02/2015 gün 2012/13635 Esas ve 2015/37420 karar sayılı, sanık İ.. Y.. hakkında verilen Onama ilamının kaldırılmasına karar verilerek yerel mahkeme hükmünün yeniden incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya kapsamı ile katılanın ve sanığın aşamalardaki ifadelerine göre; sanığın katılanın evine kimliği tespit edilemeyen bir arkadaşı ile birlikte geldiği, 20 TL para istediği, katılanın ise sadece 10 TL parası olduğunu onuda vermeyeceğini söylemesine rağmen, arkadaşına odada bulunan pantolonu alıp getirmesi talimatı verdiği, katılanın pantolonun bir ucundan tutarak pantolonunun cebinde bulunan parayı vermemek için direndiği, bu sırada sanığın, katılanı ittirerek pantolonun cebindeki cüzdanı çıkarıp içerisinde bulunan 10 TL parayı alıp olay yerinden uzaklaşması şeklinde gelişen eylemde,
1- Sanığın olay süresince tek başına olmadığı gibi katılanın “beni ittirince yanında da bir kişi daha olduğu için müdahale etmedim” şeklindeki anlatımı da gözönüne alındığında yağma suçunun sanık ile yanında kimliği tespit edilemeyen kişi tarafından konutta aynı anda ve eylem bütünlüğü içerisinde el ve işbirliğiyle hareket edilmek suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 149/1.madde ve fıkrasının (d) bendinin yanı sıra (c) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve aynı Yasanın 61.maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi ve alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz, oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın yağma eyleminde iradesinin, katılanın 20 TL parasını almaya özgülediğinin ve somut olayda da katılanın cebinde bulunduğunu belirttiği 10 TL parasını aldığının anlaşılması karşısında; suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve özgülenen kastı da dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 150/2.maddesinin uygulaması gerekirken, yetersiz, oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile anılan yasa maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan yoksunluğun 5237 sayılı TCY.nın 53/3. maddesi uyarınca yalnızca kendi alt soyundaki kişiler bakımından koşullu salıverilmeyle sona ereceği gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan şartla tahliyesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık İ.. Y.. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 13.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy