MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma suçunun vasfındaki değişiklik nedeniyle yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 17.Ceza Dairesinin 03.06.2015 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle uygulanma zorunluluğu bulunan ve “İkimilyar liraya kadar (İkimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümlerin” temyiz edilemeyeceğine ilişkin 1412 sayılı CMUK’nın 305. maddesinin 2. fıkrasının 1. bendinin Anayasa Mahkemesinin 23.07.2009 gün ve 65/114 sayılı kararı ile iptal edildiği ve iptal kararının 07.10.2010 (iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından 1 yıl sonra) tarihinde yürürlüğe girdiği; Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girdiği 07.10.2010 tarihi ile “Hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamayacağına” ilişkin 6217 sayılı Kanunun 26.maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen Geçici 2/1.maddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 14.04.2011 tarihi arasında verilecek olan adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümlerinin miktar gözetilmeksizin temyizinin olanaklı olduğu anlaşılmakla; tebliğnamedeki red isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Sanığın hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil etmek amacıyla yağma suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı TCK'nın 150/1.maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 106/1-1.cümle ve 86/2.maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile hakkında kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; alacağın hukuki bir ilişkiye dayanan haklı bir alacak olup olmadığı, bu bağlamda eylemin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 14.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy