MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Bozma üzerine suç vasfının değişmesi nedeniyle; 5237 sayılı TCK.nın 148/1, 35/1-2, 62, CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasının kazanılmış hak nedeniyle 84.-TL adli para cezası olarak infazına dair karar
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 17.Ceza Dairesinin 17/06/2015 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'in 27.05.2005 günü ablası olan mağdur ...'i arayarak para istemesi sonrası aldığı olumsuz cevap üzerine kendisine zarar vermekle tehdit etmesi nedeniyle, sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 2008/4753 numaralı iddianame ile 765 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca açılan kamu davası sonucu İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesince 30.10.2008 tarihinde verilen karar ile; sanığın atılı sevk maddesi uyarınca neticeten 84 TL adli para ile cezalandırılmasına dair hükmün o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarafından 01.02.2012 tarih, 2011/13131 Esas ve 2012/1600 sayılı karar ile sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair ağır ceza mahkemesince yargılama yapılması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmesi üzerine, anılan Mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilerek dosyanın gönderildiği İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu; sanığın 5237 sayılı TCK'nın 148/1, 35/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapsine, bozma öncesi İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesince verilen cezanın sanık hakkında kazanılmış hak oluşturduğundan bahisle neticeten sanığın 84 TL adli para cezası ile cezalandırmasına dair verilen kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla;
Sanık hakkında İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilen hükmün sadece o yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanık aleyhine temyiz edilmesi nedeniyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin anılan kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine dair bozma kararı verildiği, bu nedenle sanık hakkında görevli mahkemece yapılan yargılama sonucu kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 23.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.