MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 08.07.2015 günlü görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK'nın 503/1. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 16.02.2005 yılından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 06.06.2016 tarihinde üye ...'un muhalefetine karşı oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Olay günü yakalanamayan ...... ile birlikte parkta oturmakta olan mağdurun yanına gelen sanığın; bir süre sohbet ettikten ve kendilerini polis olarak tanıttıktan sonra "...... astsubayın çocuğuna tecavüz ettiler, onu senin tecavüz ettiğini söyleyeceğim" diyerek üzerini arayıp kimliğini aldıklarının, kimsesizler yurduna bağış yapmadığı takdirde tecavüz olayı nedeniyle karakola götüreceklerini ifade edip, 160 TL para tahsil ettiklerinin, sanıkların bu şekilde sarfettikleri sözlerin ve yaptıkları hareketlerin tehdit niteliği taşıdığının anlaşılması karşısında,
Müsnet eylemin, dolandırıcılık değil, yağma suçunu oluşturduğu düşüncesine vardığımdan, yüksek çoğunluğun zamanaşımı nedeniyle verdiği düşme kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy