MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte kredi kartı üretmeye teşebbüs, sahte banka veya kredi kartı kullanmak, etkili eylem (Yağma suçundan dönüşen), resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat, Düşme, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kopyalamak suretiyle sahte kredi kartı üreten sanıklar hakkında zamanaşımı süresi içinde, TCK.nun 245/2. maddesi uyarınca işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
1-Sanık ... hakkında sahte kredi kartı üretmeye teşebbüs suçundan kurulan beraat ve yağma suçundan dönüşen etkili eylem suçundan kurulan düşme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... savunmanının temyizi “beraat” ve “düşme” kararlarının gerekçesine yönelik olmadığı ve kararı temyiz etmesinde de hukuki yarar bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi gereğince temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2-Sanıklar ... ile ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluş ve dosya kapsamına göre; sanık ...'ın, hakkında icra takipleri sonucu ceza tehdidi altına girince yakalanmamak için kendisine ait fotoğrafı ve arkadaşı ...'ün kimlik bilgilerini sanık ...'e verdiğini, sanık ...'ün de kimliği temin edip kendisine teslim ettiğini beyan etmesi karşısında, sanık
hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
TCK'nın 53.maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, bu hususun infazda gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabul ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama gideri olan katılan lehine vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili yerine yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 13/5.maddesi uyarınca 2.640.-TL vekalet ücretinin sanıklardan alınarak" kısmının çıkarılarak yerine "2.640.-TL vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.