... Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2013 gün ve 2013/275 Esas, 2013/343 Karar sayılı hükmü ile sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçundan TCK'nın 149/1-c, 62/1. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanıklar savunmanları tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.06.2015 gün ve 2015/1574 Esas 2015/41665 Karar sayılı ilamı ile “Düzeltilerek Onanmasına” karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/09/2015 gün ve KD-2015/308202 sayılı yazısı ile itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazılarında özetle; “Sanık...'ın savunmanı Avukat...'nın gerekçeli temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü ve dilekçe ekinde ibraz edildiği anlaşılan 07/03/2013 tarihli ... Tahsilat/Ödeme Belgesi'nde, adı geçen sanık tarafından mağdur ...'a verilmek üzere, arkadaşı... adına gönderilmiş olan 12.500 TL. paranın ne sebeple gönderildiği, suça konu olayla bu paranın bağlantısının ne olduğunun duraksamaya neden olmayacak biçimde saptanması; bu paranın suça konu edilen ve mağdurdan zorla alındığı kabul edilen paraya karşılık gönderildiği belirlendiği takdirde; mağdura kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sanıklar... ve ...'ün kısmi iadeye karşı olumsuz irade sergilemedikleri de dikkate alınarak, yağma suçu yönünden tüm sanıklar için 5237 sayılı TCK'nın 168/4.madde ve fıkrası yollamasıyla, aynı maddenin 3.fıkrasının 1.cümlesinde tanımlanan etkin
pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, gerekçesiyle mahkeme kararının bozulması gerektiği” belirtilerek itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.
Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99.maddesi ile değişik 308.maddesi gereğince yapılan incelemede;
1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2-) Dairemizin 22.06.2015 gün ve 2015/1574 Esas 2015/41665 Karar sayılı “düzeltilerek onama” kararının KALDIRILMASINA,
3-)Sanık ile mağdurun önceden tanıştıkları, mağdurun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazıp dosyaya gönderdiği havalesiz dilekçede şahsi borçları olduğundan alacaklılarının olay günü bankaya tanımadığı kişileri gönderdiğini, kendisinin korktuğu için sanık ...'den yardım istediğini, diğer sanıkların gelip kendisini bankadan aldığını, sanık ... aracına bindikten sonra polis memuru olan diğer sanıklar ile muhasebeci tanık ...'yü yolda indirdiklerini, kendisinin sanık ...den alacaklı olduğunu, ancak uzun zamandır parasını alamadığı için sanıklara iftira attığını, pişman olduğunu bildirdiğinin anlaşılması karşısında; mağdurun olaydan 20 gün kadar sonra Ankara Gasp Büro Amirliğine başvurduğu da gözetilerek, öncelikle yukarıda bahsedilen dilekçenin mağdura ait olup olmadığı araştırılıp, sanık ... savunmanının kovuşturmada ve gerekçeli temyiz dilekçesinde belirtiği üzere sanık ...'in, ...isimli kişi adına 07.03.2013 tarihli ... havalesi yoluyla 12.500 TL parayı hangi amaçla gönderdiği tanık ...ve mağdurdan sorulduktan ve sanık ... ile mağdur arasındaki ilişki duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra, deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması;
4-) Kabule ve uygulamaya göre de;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olacak biçimde, mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak sanığın yağma suçundan savunmasını yapmak üzere görevlendirilen zorunlu savunmana ödenen avukatlık ücretinin sanığa, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 15.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.