MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak, Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanıklar ... (...), ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
08/05/2014 tarihli oturumda katılan sıfatını alan ... 06/06/2014 tarihli hakim havaleli sanıklar ... (...), ..., ...'dan şikayetçi olmadığını ifade eden dilekçesini aynı oturumda mahkemeye ibraz ettiği okunup dosyasına konulmasından sonra ilgilisine dilekçe gösterildiğinde, dilekçeyi kendisinin yazıp imzaladığını “feragat ve davamdan vazgeçiyorum” ibarelerini kullanmadığını ileri sürmüş ise de; yetkili merciiye verilen dilekçede adı geçen sanıklar yönünden şikayetten vazgeçme ifadesinin duraksamasız olduğunun anlaşılması karşısında, ...'nun adı geçen sanıklar yönünden katılan sıfatının hükümsüz kaldığı, katılan sıfatını yitiren mağdur vekilinin de bu sanıklar yönünden hükmü temyiz etmeye yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında yağma suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
3-Sanıklar ... (...) ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın 06/06/2014 tarihli dilekçesi ile sanıklar ... (...), ... ve ... hakkında şikayetçi olmadığını belirtmesi, aynı tarihli duruşmada da dilekçeyi kendisinin yazdığını ve altındaki imzanın kendisine ait olduğunu bildirmesi karşısında, bu sanıklar yönünden katılmanın hükümsüz kalmasına rağmen, katılan lehine tayin edilen vekalet ücretinin sanıklardan alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... (...) ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, vekalet ücreti takdirine ilişkin hüküm fıkrasından "sanıklardan" ibaresinin çıkartılarak yerine, "sanık ...'dan" ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy