MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ...'ın 25.03.2003 tarihinde kendiliğinden gelerek teslim olduğu ve suça konu senetin sanık ...'ın üzerinden alındığına ilişkin aynı tarihli zapt etme tutanağı düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık tarafından senedin ne şekilde iade edildiği araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/3-1 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının araştırılmaması,
2-Yağma suçunun işyerinde işlendiğinin anlaşılmasına göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 149/1-d maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilerek, (1) numaralı bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık ...'a CMUK'nın 325.maddesi uyarınca sirayet ettirilmesine 19.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy