MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kendiliğinden hak alma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/03/2008 ve 08/04/2013 tarihli tebliğnameleri ve Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 11/09/2015 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar (... oğlu) ......., (...san oğlu) ..., ..., ...'nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nın 179/2-3 102/3, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 109/2-3-b, 66/1-d, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Kanun'un 102/3, 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık sürenin;
Kendiliğinden hak alma suçlarında sanıklar (... oğlu) ..., (...... oğlu) ... ve ... hakkında uygulanan 765 sayılı TCK’nın 308/2. maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Kanun'un 102/4, 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin suçun işlendiği 26.02.2001 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar dolmuş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkla... ..., ... savunmanları, sanık ... ve savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 04.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy