MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar vermek
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/12/2012 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
23.05.2004 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanık ... ve sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar ... ve ... hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen sanık ...'nin aşamalardaki tutarlı beyanları karşısında, sanıkların eylemleri birlikte işlediği anlaşıldığından ve sanıklar hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, “sanıkların yargılama sürecinde gözlemlenen davranışlarından suçtan pişmanlık duydukları yönünde bir kanaat mahkememizde oluşmadığından sanıklara verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına,” karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğu görülmekle, tebliğnamede bu konuda bozma isteyen düşüncelere katılınmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olay günü gece saat 00.45 sıralarında sanıklar, katılan ...'ın evinin bahçesindeki garaja kilitleyerek park ettiği aracının içerisinde bulunan sigaraları çalmak amacı ile plan yaptıkları, bu plan doğrultusunda, garaj ve aracın kapısına zarar vermek suretiyle aracın içerisinde bulunan yaklaşık değeri 3.800,00 TL olan (pek fayiş) 4 adet sigara kolisini aldıkları ve sanık ...'a ait aracın içerisine koyup olay yerinden kaçmak istedikleri sırada, katılan ...'ın oğlu ..... sanıklara engel olmak amacı ile aracın önüne geçtiği, ancak sanıkların aracı ....... üzerine sürmesi neticesinde, ......Hastanesinin 23.05.2004 günlü adli raporuna göre yaralanmasına neden olup olay yerinden katılana ait sigara kolileri ile birlikte kaçmaları şeklinde gelişen olayda; sanıkların eylemlerinin bir kül halinde suç tarihinde yürürlükteki 765 sayılı TCK'nın 495/2. maddesi yollamasıyla 497/1, 522, 59/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 149/1-c-h, 62, 53. maddelerine uyan yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, vasıflandırmada yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Oluş, dosya kapsamı ve katılan ... ve sanık ... ....... aşamalardaki ifadelerine göre, katılanın evinin bahçesindeki garaja üç kişinin girdiğini belirtmiş olmaları karşısında, konut dokunulmazlığını bozmak suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği anlaşılmakla, anılan suçla ilgili olarak yapılan uygulamada sanıkların cezasında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c. maddesi ile arttırma yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan yoksunluğun 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca yalnızca kendi altsoyundaki kişiler bakımından koşullu salıverilmeyle sona ereceği gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi ve 24.11.2015 tarihli ...'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren ... 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK'nın 53/1-b maddesinde yazılı, "seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
c- 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesiyle 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu cezasının hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 15.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy