MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 09/10/2015 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Sanığın, mağdur ...'ın eteğinin cebinde bulunan cep telefonunu çekip aldıktan sonra kaçmaya başladığı, mağdurun bağırması üzerine biraz önde yürümekte olan tanıklar ...'in dönüp baktıklarında sanığı kaçarken görüp peşinden koşmaya başladıkları, tanıkların peşinden koştuğunu gören sanığın cep telefonunu kaçarken bir aracın altına atıp kaçmaya devam ettiği, telefonunun atıldığını gören mağdurun gidip telefonunu atıldığı yerden aldığı, tanıkların da sanığı kovalamaca sonucu yakaladıklarının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun kalkışma aşamasında kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin kalkışma aşamasında kalan suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gibi, tanıkların peşinden koştuğunu gören sanığın yakalanmamak için cep telefonunu yere atmasının da etkin pişmanlık olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, TCK'nın 168. maddesiyle uygulama yapılması,
3- Temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde, eylemin geceleyin gerçekleştirilmesi nedeniyle TCK’nın 143. maddesiyle yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden en üst hadden artırım yapılması,
4- TCK'nın 53. maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, bu hususun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.