MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 22.Ceza Dairesinin 16.10.2015 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanığın sabıka kaydında yazılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara ait kayıtların mahkumiyet kaydı gibi değerlendirilerek sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesi suretiyle TCK'nın 50/3.maddesine aykırı davranılması,
2- Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı şekilde, yaşı küçük sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
3- Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde “müştereken ve müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 14.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.