Nitelikli yağma suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ikişer kez 497/1, 65/3, 55/3 ve 59/2. maddeleri uyarınca iki defa 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Malatya Ağır Ceza Mahkemesinin 19/11/2001 tarihli ve 2001/359 esas, 2001/377 sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21/03/2002 tarihli ve 2002/1823 esas, 2002/3472 sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin değerlendirilmesi amacıyla dosyanın yeniden ele alınması üzerine, adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun'un ikişer kez 149/1-a-h. 39/1, 150/2, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince iki defa 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/10/2005 tarihli ve 2005/236 esas, 2005/725 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19/10/2015 gün ve 2014-21077/67380 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/11/2015 gün ve 2015/352342 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 24/11/2015 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
Dosya kapsamına göre, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
1-Yargılama konusu yağma suçu, 5237 sayılı Kanun'un 149/1. maddesinin (a), (c) ve (h) bentlerine aykırı biçimde geceleyin, silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesine karşın, aynı Kanun’un 61. maddesi uyarınca, temel ceza belirlenirken, (c) bendinin değerlendirilmeye esas alınmamasında,
2-5237 sayılı Kanun'un 150.maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı Kanun’un 522.maddesindeki ‘‘hafif’ veya "pek hafif’ ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2.fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılmasında,
3-Sanık...'nin yağma eylemlerine doğrudan katılmış olması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 39/1. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığının gözetilmemesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir.
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden, kabulü ile, hükümlü ... hakkında Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 14/10/2005 tarih, 2005/236 esas ve 2005/725 karar sayılı ilamın, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesine göre Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine, 19/11/2001 tarihli ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 24/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy