MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar ...ve ... hakkında yağma suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanık ....'in sabıka kaydı incelendiğinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2014 kesinleşme tarihli 2011/358 Esas, 2011/145 Karar sayılı ilamı mükerrirliğine esas olduğu halde, hükümde, yaş küçüklüğü nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin 5.fıkrası gereğince tekerrüre esas alınamayacak olan ... Çocuk Mahkemesi’nin 28.06.2012 gün, 2009/72 Esas ve 2012/167 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün mükerrerliğe esas alınması,
2-TC. Anayasası'nın 90.maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239.maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince,
sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanın ücretinin, yeterli ödeme gücü olmayan sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin ... Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanık...'ten alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanık... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından “... Çocuk Mahkemesi’nin 2009/72 Esas, 2012/167 Karar sayılı ilamı” ibaresi çıkartılarak yerine “... Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2014 kesinleşme tarihli 2011/358 Esas, 2011/145 Karar sayılı ilamında sanık hakkında TCK'nın 142/1-b maddesi uyarınca hırsızlık suçundan hükmedilen 1 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına,” sözcüklerinin yazılması ve savunman ücretine ilişkin bölüm çıkartılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında yağma suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Oluş ve dosya içeriğine göre, yakınanın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde olay günü eve doğru giderken daha önce görmediği ancak görse tanıyabileceği üç şahsın önüne geçtiğini, daha sonra bunlardan birinin arkasına geçtiğini, önünde duran ve kendisi ile konuşan şahıslardan birincisinin 20-25 yaşlarında 170-180 cm. boyunda yaklaşık 70-80 kg. ağırlığında, ikincisinin ise 20-25 yaşlarında 175-180 cm. boyunda yaklaşık 75-80 kg. ağırlığında, arkasında bulunan şahsın ise 20-25 yaşlarında 160-170 cm. boyunda yaklaşık 60-70 kg. ağırlığında ve esmer tenli olduğunu, birinci şahsın elinde bıçak olduğunu, para istediğini, yok deyince birini aramak için telefonunu istediğini, vermediğini ancak şahsın söylediği numarayı aradığını, geri dönüş olunca telefonu şahsa verdiğini, ben ... diyerek telefonda konuştuğunu, kendisinden uzaklaştığını, telefonu isteyince “zorla mı alalım” dediğini, saatini istediklerini, annesinin yadigarı olduğunu söyleyince almadıklarını ve küfür ederek yanından uzaklaştıklarını söylediği;
Sanık ... eşgal üzerine yakalandığı ve olayı arkadaşları sanıklar ... ve ... gerçekleştirdiğini söylemesi üzerine sanıkların başka bir eylemden dolayı yakalanıp yakınana teşhis ettirildikleri, yakınanın sanık ... kendisine bıçak çeken şahıs olarak, sanık ... da telefonunu alan şahıs olarak teşhis ettiği, ancak sanık ... teşhis edemediği,
Sanık ... mahkemedeki savunmasında olay günü uyuşturucunun etkisinde olduğunu söyleyerek, soruşturma aşamasındaki beyanını kabul etmediği,
Sanık ... ise olay günü sanık ... oturduklarını, sanık ... yakınandan telefonunu istediğini, aldığını, sonra cebinden bıçak çıkardığını, yakınanın da korkup olay yerinden kaçtığını beyan ettiği,
Sanık ... ise ifadesinde olayla ilgisinin olmadığını, sanık ... ile aralarında husumet olduğunu söylediği, mahkemede yakınanın beyanı alınırken sanık ... konuşturularak yakınana gösterildiği, olaydan üç gün sonra yapılan teşhiste sanığı teşhis edememesine rağmen olaydaki üçüncü kişinin sanık ... olduğunu, diğer sanıkların yanında durduğunu, kendisine karşı bir eyleminin olmadığını, diğer sanıklara “bırakın, telefonu verin gitsin” dediğini, sanığın diğer sanıklarla birlikte hareket etme kastının olup olmadığını bilmediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; yakınanın sanık ...'yi soruşturma aşamasında teşhis edememesine rağmen mahkemede teşhis edebilmesindeki sebeplerin ne olduğu sorulup tespit edildikten, sanığın eşgalinin yakınanın beyanında belirttiği eşgale benzeyip benzemediğine ilişkin gözlem yapılarak tutanağa geçirildikten sonra kanıtların bir bütün halinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy