MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet, sanık ... hakkında ise yağma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK'nin 53. maddesinin uygulanması; sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, O yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ... ve savunmanı ile sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İstanbul ilinde tekstil işiyle uğraşan mağdur ...'un; 13-14 yıldır yanında çalışan ...’ün "Kendisinin askerden tanıdığı ... isimli şahsın olduğunu, ...'ın altın işleri ile uğraştığını, gerekirse satabileceklerini " söylemesi üzerine sanık ... ile telefonla görüştüğü, görüşmede sanık ...’in “...’a bağlı bir köyde inşaat yaparken gömü bulduklarını, elden çıkarmak istediklerini, bu konuda yardımcı olmasını” istediği, mağdur ...’un bunu kabul edip, 13.03.2011 günü arkadaşı ... ile birlikte ...’a geldiği, otogarda mağdur ... ve arkadaşı ...’ı karşılayan sanık ...’in onları Cumhuriyet Mahallesine götürüp kendisini “...” olarak tanıtan sanık ... ile buluştukları, sanık ...’ın 15-20 adet altın gösterdiği, mağdur ...’un altınların gerçek olup olmadığını tespit edebilmek için içinden numune istediği, sanık ...'ın bunu kabul etmeyerek annesi ile konuşacağını söyleyerek yanlarından ayrıldığı, bir müddet sonra sanık ...’ın annesi olarak tanıttığı sanık ...’la birlikte geldiği, sanık ...’ın "Böyle olmaz bir miktar para bırak, sana numune verelim" şeklinde sözler sarf ettikten sonra sanık ... ile birlikte ayrıldıkları, bir süre sonra sanık ...’in mağdur ...’un yanından ayrılıp geri döndüğünde getirdiği bir adet numune altını 300,00 TL karşılığında mağdur ...’a verdiği, adı geçen mağdurun ise numuneyi alarak İstanbul'a döndüğü, aldığı numuneyi kuyumcuya gösteren mağdurun altının gerçek olduğunu tespit etmesi ile bu durumu diğer mağdur ...'ya anlattığı,
Devam eden günlerde mağdur ... ile sanık ...’in yaptıkları telefon görüşmesinden sonra, 17.03.2011 günü mağdurlar ..., ... ve tanık ... ile birlikte .../Söke’ye geldikleri, burada önce tanık ...’ın arkadaşı ...’le ardından sanıklar ... ve ...’le buluşup hep birlikte Cumhuriyet Mahallesindeki parka gittikleri ve tanıklar ... ve ...’in ayrı masada oturduğu, mağdurlar ... ve ..., sanıklar ... ve ...’le birlikte iken sanık ...’in telefonla araması üzerine sanıklar ... ve ...’ın geldiği, sanık ...’ın üzerinde aynı elbiseler olup şalvarının içinde 1000 adet altının olduğunu söyledikten sonra eliyle sallayarak çıkan sesleri mağdurların duymasını sağladığı, bu sırada mağdur ...’un bulunduğu yerden kalkıp tanıklar ... ve ...’in oturdukları masaya gittiği, sanıklarla başbaşa kalan diğer mağdur ...’nun pazarlığı tek başına sürdürmeye devam ederken sanıklar ... ve ...’ın ayrıldığı, kısa bir süre sonra sanık ...’ın tek başına geri geldiği, mağdur ...'nun üzerinde bulunan paradan 28.000 TL’yi sayıp mağdur ...’a verdiği sırada, sanıklar ..., ... ve ...’in mağdur ...’u iteklemesi ile sanık ...’in mağdurun elindeki parayı alıp sanık ... ile aynı, sanık ...’in ise farklı yöne kaçmaya başladıkları, mağdur ...’un sanıklar ... ve ...’ın arkasından koştuğu, bu esnada sanık ...’in yeğeni olan ...’den temin ettiği araçla kaçan sanıkları beklediği ve adı geçen sanıkların izlerini kaybettirip kendilerini bekleyen sanık ...’in aracına bindikleri, mağdur ...’nun ise sanık ...’in peşinden koşup izini takip ederek çevredeki vatandaşların yardımıyla onu bir evin bahçesinde saklanırken yakaladığı, aralarında çıkan boğuşma esnasında bir şekilde bu durumdan haberdar olan sanık ...’in bu kez aynı araçla gelip "Ne yapıyorsun ben polisim " diyerek mağdur ...’ya fiziki müdahalede bulunup sanık ...’in mağdurun elinden kurtulmasını sağlayıp araca aldığı, mağdur ...’nun takibe devamla aynı araca binip sanık ...’ın kaçmasına engel olmaya çalıştığı, arkalarından gelen sanık ...'in araç içerisindeki odun parçası ile mağdura vurduğu, devamında sanık ...’in olay yerinden kaçtığı, sanık ...’in ise kolluk kuvvetlerince yakalandığı ve daha sonra diğer sanıkların da yakalanması şeklinde gelişen olayda;
Sanıklar ..., ..., ... ve ...’in dolandırıcılık olarak başlayıp sonradan değişen ve gelişen kastlarıyla yağma suçuna dönüşen eylemlerine bu aşamadan sonra sanık ...’ın ne şekilde iştirak ettiği ve bunu gösteren kesin, inandırıcı deliller karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde yağma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy