MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 14.Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Mağdur ... vekilinin yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanıklar hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasının yürütülen yargılama aşamasında 05.02.1999 doğumlu suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan mağdur ...'ın 19.07.2013 tarihli oturumda, yasal temsilcisinin 12.06.2013 tarihli oturumda “Şikayetçi olduklarını ancak davaya katılmak istemediklerini" belirtmiş olmaları, mağdur vekilinin de buna karşı herhangi bir itirazının bulunmadığı anlaşılan dosyada;
Katılan sıfatı almayan mağdur ... vekilinin temyiz itirazının, 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerin temyiz incelemesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK'nin 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle;
Sanıklar hakkında yağmaya kalkışma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Yasanın 149/1-c-d maddesi uyarınca temel ceza olarak tayin olunan 12 yıl hapis cezasından 35/2. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim uygulanırken hesap hatası yapılarak 8 yıl yerine, 6 yıl hapis cezası belirlenerek sonuç cezanın eksik tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
T.C. Anayasasının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nin 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanın ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin ... Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından savunman ücretine ilişkin bölüm çıkartılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.03.2019 günü oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy