MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısı, 26.10.2015 günlü temyiz dilekçesinde; Gerekçeli kararın ilk sayfasında; 1-“Mağdur olarak gerçek mağdur ...'nun ismine ve kimlik bilgilerine yer verilmediği” 2-“Dava konusu olayla ilgisi bulunmayan, iddianamede mağdur olarak gösterilmemiş olan ...'in mağdur olarak gösterilmiş olduğu”nu belirtmiş ise de;
1) Yakınan ...’nun adının mahallinde her zaman karar başlığına yazılması olanaklı görülmüş;
2) 26.10.2015 günlü dilekçede, yakınan ...’e karşı sanıklara yüklenen eylem nedeniyle verilen beraat kararının gerekçesine yönelik ve/veya delillerin takdirinde yanılgıdan bahisle bir talepte bulunulmadığı dikkate alındığında; mağdur ...’e karşı gerçekleştirilen bu eylem yönünden aleyhe temyiz davası açılmadığı; anılan eylemin gerçek mağdurunun ... olduğunu tespit eden ilk derece Mahkemesince karar başlığında bu kişinin adının gösterilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olduğundan,
O yer Cumhuriyet Savcısının, genel yargılamada bozmaya konu olan sebepler kapsamında bulunmayan ve esasa müessir olmayan vaki temyiz isteminin CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİ ile sanık ... savunmanının, anılan sanık hakkında mağdur ...’na yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün esasına ilişkin temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık ...’ya yüklenen yağma suçu için kanun maddesinde öngörülen cezanın alt sınırına göre, 5271 sayılı CMK’nin 150/3. maddesi uyarınca zorunlu savunman bulundurulmadan hüküm kurulması suretiyle anılan Yasanın 188/1. ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.