MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıkların, yağma suçunu, birden fazla kişiyle birlikte ve iş yerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında TCK’nın 149/1. maddesinin (c) bendinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulanma yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Dosya içerisinde bulunan 16/04/2015 tarihli Yakalama, Üst Arama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağının içeriğine göre, sanık ...'nin telefonla aranarak olay hakkında bilgi verilmesi üzerine kendiliğinden karakola giderek suça konu senedi teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nun 168. maddesinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 14/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy