MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/10/2016 ve 02/06/2019 tarihli tebliğnameleri ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Maliye Hazinesi vekilinin, kovuşturma sırasında usulüne uygun olarak kamu davasına katılma yönünde talepte bulunduğu, ancak Mahkemece bu hususta bir karar verilmediği; tefecilik suçu yönünden 5271 sayılı CMK'un 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmüş olan Hazine’nin kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu; Hazine vekili tarafından, sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün gerekçesine yönelmeyip, vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz isteminde bulunulduğunun anlaşılması karşısında; anılan Yasanın 237/2. maddesi uyarınca Hazine vekilinin katılma talebinin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
I- Sanıklar ... ve ... haklarında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Koşulları oluşmadığı halde, sanıklar hakkında TCK'nin etkin pişmanlığı düzenleyen 168/3. maddesi ile uygulama yapılması kanuna aykırı ise de, karşı temyiz bulunmadığından anılan husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...’nın, suç tarihinden sonra kesinleşen İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2009 gün ve 2008/399 esas, 2009/453 karar sayılı eski hükümlülük kaydının tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinin uygulanmasına” ilişkin kısım çıkartılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tefecilik; sanık ..., ... ve ... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdur ...'ın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, tefecilik vs. suçlar işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılan ve yargılaması İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/224 esas sayılı dosyası ile yürütülen Hakan Utlu isimli şahıstan faizle borç para aldığı, ödeme güçlüğüne düşünce, bu borcunu kapatabilmek için bu kere, sanık ...’tan (sanığın kendi birikimi olan 20.000 TL. ve değişik tarihlerde amca oğlu olan iki kuzeninden temin ettiği 20.000 ‘er TL. olmak üzere) toplam 60.000 TL. para aldığı, mağdurun bu süreçte sanık ...’a olan borcunu ödeyememesi üzerine sanık ...'ın, önce bir süre tek başına mağdurun
işyerine gidip alacağını tahsil etmeye çalıştığı, ancak bu girişimlerinden sonuç alamayınca, arkadaşları olan sanıklar ..., ... ve ...’yı yanına alıp birlikte mağdurun işyerine gittikleri, bir seferinde sanık ...’ın ceketini açıp üzerinde taşıdığı tabancasını göstermek suretiyle, borcunu ödemesi hususunda mağduru tehdit ettikleri olayda;
1- Sanık ...’ın alacağına konu paranın, mağdura bir faiz karşılığı verildiğine ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu açıklanıp tartışılmadan, mağdurun babası olan yakınan ...’ın bu yöne ilişkin beyanına ise hangi nedenle üstünlük tanındığı denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmeden, eksik inceleme ile yetinilip yerinde yeterli olmayan gerekçe ile sanığın tefecilik suçundan hükümlülüğüne karar verilmesi,
2- (1-) numaralı bozma nedenine göre; sanık ...’ın eyleminin, bütünüyle yağmanın daha az cezayı gerektiren halini düzenleyen TCK'nin 150/1. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 106. maddesinde tanımlanan tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Mağdurun 04.11.2013 günü kollukça alınan ifadesinde; “... 15-20 Eylül tarihleri arasında ... beni işyerimden ayrıldığım sırada akşam saatlerinde üç araçla aldılar. ... İlkokulu’nun arka sokağına götürdüler. Yaklaşık 15 kişi vardı. ... bana parayı nasıl ödeyeceksin dedi. Ben de Hakan’ın yanına gideceğim, Hakan ikinci evin tapusunu da almış. Ben size Kocatepede’ki evin tapusunu vereceğim dedim. ..., uzun boylu beyaz tenli Fatih vardı... Hakan geldi, Canan’a hitaben; ‘siz Özcan ile uğraşmayın, ben yukarıdaki evi satıp size ödeme yapacağım, size daha önceden de söyledim.’ dedi. Hakan daha sonra babamın evine geldi ...” şeklinde beyanda bulunduğu;
21.11.2013 günü Cumhuriyet Başsavcılığında ifade verirken bu husustan hiç bahsetmediği;
Mahkeme huzurunda beyanları alınırken, çelişki görülüp sorulması üzerine de; “...her nekadar 15-20 Eylül tarihleri arasında sanıklar tarafından hürriyetinin tahdit edildiği yönünde beyanda bulunmuş ise de; anılan yere kendi rızasıyla gittiğini, orada bulunan ve olayla ilgisi olmayan kişileri sanık ...’ın getirdiğini düşünüp belki öyle söylemiş olabileceğini; ...’nun tesadüfen olay yerinden geçerken görüp geldiğini...” açıkladığının anlaşılması karşısında;
Mağdurun aşamalarda değişen ve kendi içinde birbiri ile çelişen beyanları arasındaki açık aykırılıklar giderilmeden, sanıkların inkara yönelik savunmalarına hangi nedenle itibar olunmadığı denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan ve genel geçişli ifadeler kullanılmak suretiyle yerinde yeterli
olmayan gerekçeyle sanıklar hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
4- Sanık ... hakkında, suç tarihinden sonra kesinleşen İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2009 gün ve 2008/399 esas, 2009/453 karar sayılı eski hükümlülük kaydının tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulanması,
5-Kabule göre de;
a) Sanık ... hakkında, koşulları oluşmadığı halde TCK'nin etkin pişmanlığı düzenleyen 168/3. maddesi ile uygulama yapılması,
b) Sanık ... hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu halde, katılan ... yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
c) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri kabul edilen sanıkların, mağdurun şahsına zarar verip vermedikleri ve dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nin 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanları ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süreleri yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 09/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy