MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Tehdit
HÜKÜM : Beraat, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/11/2016 ve 25/06/2019 tarihli tebliğnameleri ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nin 237. maddesinin 1.fıkrasına göre; suçtan zarar gören kovuşturmanın her aşamasında şikayetçi olduğunu belirterek davaya katılabilir, CMK'nin 237. maddesinin 2. fıkrasına göre ise, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmamış olan katılma istekleri açıkça belirtilmiş olmak koşulu ile kanun yolu muhakemesinde incelenip karara bağlanabilir. CMK'nin 238. maddesinin 1. fıkrasında ise katılma; dilekçe verme veya sözlü başvurunun tutanağa geçirilmesi ile olur. CMK'nin 238. maddesinin 2. fıkrasında ise, şikayet belirten ifade üzerine suçtan zarar görenin davaya katılmasını isteyip istemediğinin sorulması amirdir.
Mağdur kendini vekaletname verdiği bir Avukat vasıtasıyla ve/veya talep gibi lüzum halinde zorunlu müdafii ile duruşmada temsil ettirebilir. Mağduru kendine vekaletname ile bir avukat tayin ettikten sonra akli melekelerinin vesayet altına alınmasını gerektirecek derecede bozulması ve/veya hukuka uygun bir nedenle vekalet ilişkisinin sonlanması halinde; anılan vekalet ile buna dayalı hak ve yetkilerin ne şekilde kullanılacağı duraksamasız olarak belirlenmesi zorunludur.
Bu bağlamda;
Somut dosya incelendiğinde;
İstanbul 18.Noterliğinin 10.04.2003 gün ve 4332 yevmiye nolu vekaletnamesi ile yakınan ...'a Avukat ...'ün vekil tayin edildiği,
Avukat ...'ün Av. ...'na yetki vermesi üzerine, Av. ...'nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru ile yürütülen soruşturma ile ilgili 31.01.2013 tarih, 2013/462 sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı, duruşma gününün mağdur ve Avukatına bildirildiği,
Mağdur ...'ın Av. ... ile birlikte gelip 30.10.2013 günlü oturuma katıldıkları,
Mağdura hakları hatırlatılınca "Haklarımı anladım, vekil talebim yoktur, şimdi bizzat kendim beyanda bulunmaya hazırım" dedikten sonra "Unutkanlık hastalığı olup 7-8 yıldır tedavi gördüğünü, şikayetçi olduğunu olayı hatırlamadığını" belirttiği, mağdur vekili olarak duruşmaya katılan Av. ... ise; "Mağdurun demans hastası" olduğunu belirtmekle beraber "CD çözümü yapılsın" şeklinde talebde bulunduğu,
Mağdur ...'ın "Vekil talebim yoktur" açıklaması ile "Demas hastası" olduğu gerçeğini gözeten mahkeme;
30.10.2013 günlü oturumun (4)- (5) nolu ara kararı uyarınca; mağdurun raporunun onaylı örneğinin istenmesi ile,
Müşteki ...'a bu celse sunulan raporu dikkate alınarak CMK'nin 234/6-2. maddesi uyarınca müdafii atanması için İstanbul Baro Başkanlığına yazı yazılmasına karar verildiği.
17.02.2014 günlü oturumda mağdur adına Avukat ... tarafından yetkilendirilen Avukat ...'in geldiği, aleyhe olan hususları kabul etmediklerini bildirip, bilirkişi raporunu inceleyip beyanda bulunmak için süre istediği, mağdurun zorunlu müdafiinden şikayet ve katılma talepleri yönünde yeniden bir beyanın alınmadığı,
02.12.2014 günlü oturumda ise; Avukat ..., mağdur ...'in kendisine vekil atadığını, bu nedenle görevinin sonlandırılmasını talep ettiği,
Avukat ...'nın, imzasını içermeyen yetki belgesi ile; Av. ..., Av. ..., Av. ..., Av. ... 'yu yetkilendirdiği,
Ancak; bu aşamada mağdurun vesayet altına alınıp alınmadığı saptanmadığı gibi, mağdurun birebir görmediği, "Avukat ... tarafından imzasız bir belge ile yetkilendirilen" Avukat ...'in mağdur ... ve ... avukatı olduğunu belirterek 02.12.2014 tarihli oturuma katıldığı;
Aynı oturumda Av....; "Mağdur ... açısından katılma talebinin bulunmadığını, şikayetlerinin sürdüğünü" belirttiği,
Duruşma Cumhuriyet Savcısının esas hakkında mütalaasını bildirmesi üzerine Av. ...; CD içeriğine göre mağdurdan zorla senet alındığı, suçun oluştuğunu iddianame doğrultusunda sanıkların cezalandırılmalarını istediklerini belirttiği, bu açıklama karşısında mağdur ... yönünden kamu davasına katılıp katılmayacakları yönünde beyanı alınmadığı gibi yeni bir değerlendirme yapılmadığı ayrıca bu yönde mağdur ve/veya onun yasal temsilcisinin de beyanına başvurulmadığı, ortadaki duraksamalı halin giderilmediği,
Av. ...'nın 31.12.2014 günlü dilekçe ile yağma ve tehdit suçlarından sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine karşı katılanlar ... adına vesayeten ... ile ... adlarına temyiz davası açtığı,
Ancak;
Temyiz dilekçesinde belirtildiği üzere, mağdur ...'ın vesayet altına alınıp alınmadığı ile katılan ...'ın mağdur ...'a vasi olarak atanıp atanmadığı, katılan ... vasi olarak atanmış ise bu yönde mağdur ... adına Av. ...'ya vekalet verip vermediği yönünde bir belgenin dosya içinde bulunmadığının izlenmesi karşısında; herhangi bir hak kaybına neden olunmaması için,
Öncelikle;
1) Mağdur ...'ın vesayet altına alınıp alınmadığı, alınmış ise buna ilişkin onaylı mahkeme kararı,
2) Mağdur ...'a, ...'nın vasi olarak atandığının saptanması halinde ise; adı geçen kişi tarafından Av.... ve/veya başka bir Avukata vekalet verip vermediği,
3) Dosyada mevcut imzasız yetki belgelerinin asılları,
4) 1 ve 2 nolu bende göre; gereğinde gerekçeli kararın asil ve/veya yasal vasi (vasi tarafından verilmiş bir vekalet var ise adı geçen Avukata) usulune uygun olarak tebliği sağlanıp verilirse, temyiz dilekçesi eklendikten sonra Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 07/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy