MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, fuhuşa aracılık ve yer temin etme
HÜKÜM : Mahkumiyet, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında fuhuşa aracılık ve yer temin etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince temyizi olanaklı olmayıp itirazı olanaklı kararlardan olması nedeniyle, dosyanın itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Diğer temyiz itiarzları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılan ...'un, sanık ... ile telefonla görüşerek bir birliktelik yaşamak üzere 70,00 TL karşılığında anlaştıklarını, bu amaçla sanık ...'e ait eve gittiğini, sanık ... ile cinsel ilişkiye girdikten sonra, sanık ...'nin odaya gelerek kendisini darp edip, içerisinde ... numaralı GSM hattı bulunan cep telefonu ve Şahin 2000L marka ve T272102D02979 seri numaralı taşıma ruhsatlı silahı zorla aldığını, mahkeme aşamasında ise bir miktar parasının iade olunup telefon ve silahının iade edilmediğini ileri sürdüğü, sanıklar tarafından atılı suçun kabul edilmediği, yağmaya konu telefonun ve silahın ele geçirildiğine dair bir bilginin dosyaya yansımadığı anlaşılmıştır. Tamamı sözlü yargılamadan oluşan dosyada ceza yargılamasının amacı hiçbir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır.
Hal böyle olunca;
Olay tarihinde katılan tarafından ... numaralı hat ile kullanılan telefonun, anılan hat numarasından hareket ile İMEİ numarasının tespiti yapılıp olaydan sonra hangi hatlı telefon numarası ve/veya numaraları tarafından kullanıldığı bunun sanıklar ile bağdaşığı olup olmadığının tespit edilip, yine katılana ait Şahin 2000L marka ve T272102D02979 seri numaralı taşıma ruhsatlı demirbaş silahın kaybı ile ilgili olarak herhangi bir kuruma bildirimde bulunup bulunmadığı, bildirimde bulunulmuşsa bunun sonucunun ne olduğu araştırılıp, sonucuna göre delillerin bir bütün halinde takdiri gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre ise;
a) Katılan ...’nın 11/06/2015 tarihli celsede alınan beyanında “... telefonumu ve tabancamı aldılar. Paramı geri verdiler, ben telefon sizin olsun, tabanca devletin malıdır, bunu geri verin dedim, kabul etmediler...” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla; yakınana, soruşturma evresindeki kısmi iade nedeniyle sanıklar hakkında TCK'nin 168/1. maddesinin uygulanmasına muvafakat edip etmediği sorularak 5237 sayılı TCK'nin 168/1-3. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
b) 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK'nin 53/1-b maddesinde yazılı, "Seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 25/11/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy