MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Hükmün açıklanması; Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınan ...'e yönelik eylem nedeniyle sanıklar ... hakkında TCK'nin 149/1-a, c, 168, 53.maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2007 gün, 2007/32099 soruşturma, 2007/13300 esas ve 2007/584 iddianame numarası ile kamu davası açıldığı;
Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi 10.12.2007 gün, 2007/300 Esas ve 2007/542 Karar sayılı ilamı ile, sanıkların eylemini yağmanın daha az cezayı gerektiren hali olan TCK’nin 150/1. maddesi yollamasıyla tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle TCK'nin 150/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 106/2-a,c ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve TCK'nin 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği; sanıklar savunmanının temyizi üzerine,
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01.10.2013 gün, 2010/28001 esas ve 2013/19554 karar sayılı ilamı ile “Sanıklardan ...'nin cep telefonunu, yakınıcı ...'in yeğeni ... tarafından alındığı iddiasıyla sanıkların olay günü söz konusu cep telefonunun bedelini tahsil amacıyla yakınıcı ile buluştukları, bedelini istedikleri, iddia konusu alacağın tarafı olmaması sebebiyle yakınıcının talebi ret ettiği; bunun üzerine sanık ...'nun olaydan sonra ele geçirilemeyen kuru sıkı tabanca ile yakınıcıya hitaben, “Ben gayri resmi yaşar, gayri meşru geçinirim, kelle alırım” diyerek cep telefonunu istediği ve aldıklarının anlaşılması
karşısında; sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,” şeklindeki gerekçe ile bozulduğu;
Yargılamayı yürüten Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2013 gün, 2013/260 Esas ve 2013/507 Karar sayılı ilamı ile, sanık ...'nun bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan sanıklar hakkında TCK'nin 149/1-a-c, 168/3, 62. maddeleri uyarınca belirlenen 5 yıl hapis cezası CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası olarak belirlendikten sonra CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karar itiraz edilmeyerek 08.01.2014 tarihinde kesinleştiği;
Sanık ...'nun öngörülen (5) yıllık denetim süresi içerisinde, 19.12.2014 tarihinde hırsızlık suçunu işlemesi sebebiyle hakkında, Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/995 Esas ve 2016/431 Karar sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, yargılama neticesinde sanığın bu suçtan TCK'nin 142/2-h maddesi uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 5 yıllık denetim süresi içerisinde, kasıtlı bir suç işlemesi sebebiyle de evvelce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık hakkında, mahkemesine ihbarda bulunulduğu, bu kararın da usulüne uygun olarak 30.05.2016 tarihinde kesinleştiği, Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ihbarı üzerine, yağma suçundan verilen hükmün açıklanması için duruşma açılarak 25.04.2017 tarihinde sanık ...'nun ifadesi alınamadan hakkında hükmün açıklanmasına karar verildiği belirlenmiştir. İşbu kararın sanık savunmanının tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
1412 sayılı CMUK'un 326/2. maddesinde, “Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” biçimindeki savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesine dayanan yasanın emredici kuralına uyulması gerekirken, her ne kadar ceza süresi yönünden kazanılmış hak gözetilse dahi suç vasfı yönünden daha ağır cezaya hükmolunduğundan, sanığa Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01.10.2013 gün, 2010/28001 Esas ve 2013/19554 Karar sayılı ilamında gerekçesi açıklanan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması suretiyle, anılan yasa maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğname aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının korunmasına, 05.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.