MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'a; sanık ... hakkında mağdur ...'a; sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik yağmanın daha az cezai gerektiren hali olan 5237 sayılı TCK'nin 150/1. maddesinde düzenlenen hukuki alacağı tahsil amacıyla tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde;
Sanık ... hakkında 18.12.2006 tarihinde mağdurlar ... ve ...'a; sanık ... hakkında 02.02.2007 tarihinde mağdur ...'a; sanık ... hakkında 12.06.2007 tarihinde mağdur ...'e yönelik yağmanın daha az cezai gerektiren hali olan 5237 sayılı TCK'nin 150/1. maddesinde düzenlenen hukuki alacağı tahsil amacıyla tehdit suçlarının işlendiği tarihlerden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 67/4 maddesinde belirtilen 12 yıllık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Bir suçun işlenmesi anlatılırken başka bir suçtan bahsedilmesinin o suçtan açılmış bir davanın bulunduğunu göstermeyeceği dikkate alındığında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.08.2007 gün ve 2007/459 soruşturma, 2007/370 Esas ve 2007/245 iddianame sayılı iddianamesinde sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...' e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı CMK’nin 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yönteme ve biçime uygun olarak açılmış dava bulunmadığı halde, bu yönde iddianame ile usulünce bir kamu davası açılması sağlanmadan, ek savunmayla yetinilerek bu suçtan da hükümlülüğüne karar verilmesi,
2- Uygulama ve kabule göre de;
a- Katılan ...'in, hürriyetini kısıtladıktan sonra şahsına herhangi bir zarar vermeksizin serbest bırakan sanıklar ..., ... ve ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 110/1. maddesi ile uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
b- Suçun örgüt faaliyeti içerisinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58/9. maddesinin tatbik edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c- Mahkumiyet hükmünün yasal sonucu olan 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararına göre yapılan değişikliğin karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 16.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.