MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2012 ve 18/03/2019 tarihli tebliğnameleri ile Dairemize gönderilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 30/10/2003 tarih, 2002/111 esas ve 2003/396 karar sayılı ilamıyla; sanık ... ve diğer sanıklar hakkında resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükmünün, sanık ... 'ın süresinde temyiz etmemesi nedeniyle kesinleştiği, sanık ... müdafiinin 07/10/2011 eski hale getirme ve temyiz talebi üzerine, infazın durdurulmasına, eski hale getirme ve temyiz talebinin incelenmesi için dosyanın Yargıtay'a gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03/12/2014 tarih ve 2012/24436 Esas, 2014/20793 Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği, sanık ... müdafii Av. Serhat Ölmez'in 11/09/2015 ve 21/12/2015 tarihli karar düzeltme talepleri üzerine de dosyanın Karar Düzeltme bürosuna gönderildiği,
Diğer taraftan Dairemizin 04/05/2011 tarih, 2009/27029 Esas, 2011/6479 Karar sayılı bozma ilamı üzerine bozma kararına uyan mahkemece sanık ... hakkında karar verildiği, hükümlü ... hakkında verilmiş bir karar bulunmadığı, bu aşamada hükümlü ... hakkında, temyize konu edilen bir karar ve temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nin 339/1 ve 102/3, 104/2,3. maddeleriyle, 5237 sayılı TCK'nin aynı suça uyan 204/2-3, 66/1-d, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, suç tarihi itibarıyla 765 sayılı TCK’nin 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 04.05.2001 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.