MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/04/2019 tarihli yazısı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında, mağdur...’ya karşı; sanık ... hakkında, mağdur ...’e karşı gerçekleştirilen eylemlerle ilgili açılan kamu davaları bakımından, Dairemizin 18.02.2013 tarihli bozması sonrasında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşıldığından, anılan davalar ile ilgili mahalinde her zaman karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
I-Sanıklar ..., ... hakkında, yakınanlar ..., ..., ..., ... ve ...’a karşı yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararına göre TCK'nin 53. madde uygulamasının infazda gözetilmesi olanaklı görülerek yapılan incelemede;
Yerel Mahkemenin 09/03/2007 tarih, 2003/196 Esas ve 2007/47 karar sayılı önceki hükmü ile; sanıklar ..., ... hakkında, yakınanlar ..., ... ve ...’a karşı eyleminden dolayı 765 sayılı TCK’nin 491, 522, 59. maddeleri uyarınca hırsızlık suçundan 6 ay 20 gün hapis cezası tayin edilip, sanıkların savunmanlarının lehe temyizi doğrultusunda bozulması üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanıklar ... ve ... hakkında her bir mağdura karşı işledikleri yağma suçları nedeniyle TCK'nin 149/1.c, 62. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezalarının, CMUK'un 326/son maddesi gereğince 6 ay 20 gün hapis cezasına indirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması kanuna aykırı ise de; karşı temyiz bulunmadığından anılan husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ..., ... ve savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında yakınanlar ..., ..., ..., ..., ...’a karşı nitelikli hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesine gelince;
Sanığın, her bir mağdura karşı eylemi, suç tarihi itibariyle yürülükte olan 765 sayılı TCK’nin 493/2, 102/3, 104/2 (5 kere) ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nin 142/2-d, 66, 67 (5 kez). maddeleri kapsamında olup, zamanaşımı kuralları bakımından 765 sayılı Yasa’nın sanık lehine olduğu anlaşıldığından;
Sanığa yüklenen 765 sayılı TCK'nin 493/2 maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun öngörülen ceza süresine göre suçun işlendiği 2002-2003 yıllarından inceleme tarihine kadar TCK'nin 102/3, 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık olağanüstü zamanaşımının geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiyi dayanılarak sanık hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy